HaberlerHalk Sağlığı

Tüberküloz Sorunu

Ali TAŞ, Dr. Veteriner Hekim

GENEL BİLGİ

Tüberküloz (TB), insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olmasına rağmen günümüzde tüm dünyada bir halk sağlığı sorunu olarak önemini korumaktadır. Hava yoluyla bulaşan bir hastalık olması nedeniyle toplum sağlığını korumak açısından tüberkülozun kontrolü önemlidir. Dünyada her yıl yaklaşık 9 milyon yeni tüberküloz hastası ortaya çıkmakta, 1,3 milyon insan tüberkülozdan hayatını kaybetmektedir. Dünya genelinde 2006 yılından günümüze tüberkülozlu yeni vaka sayısı düzenli olarak azalmaktadır. Tüberküloz nedeniyle ölüm oranlarında 1990 yılından bu yana %41 oranında düşüş olmuş ve küresel olarak 2015 yılına kadar %50 azalma oranına ulaşılması hedeflenmiştir (1).

İnsan ve evcil hayvanlar için önemli bir sağlık tehdidi olan sığır tuberkülozu büyük ekonomik kayıplara neden olan önemli bir zoonozdur. Hastalık etkeni olan Mycobacterium bovis, M. tuberculo sis, M. microti, M. canetti ve M. africanum ile beraber M. tuberculosis kompleksi (MTK) olarak adlandırılan grup için de yer alır 1-3. M. bovis sığırla rda tüberküloza bağlı olarak pnömoni, mastitis ve deri altı apseleri ile beraber merkezi sinir sistemi ve genital sistemin feksiyonlarına neden olmaktadır (2).

Sığır tüberkülozu Mycobacterium bovis tarafından oluşturulan bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık, insanlar, sığırlar, diğer evcil hayvanlar ve bazı yabani hayvanlarda görülür. Sığır tüberkülozu birçok ülkede olduğu gibi, ülkemizde de üzerinde durulması gereken zoonoz bir hastalıktır (3).

Aktif sığır TB kontrol programları olmayan gelişmekte olan ülkelerde sığır TB’u insan sağlığı için önemli bir tehdit oluşturmaktadır . Gelişmekte olan ülkelerde insanlarda M. bovis’den kaynaklanan TB vakaları, insan TB vakalarının %10’unu oluşturmaktadır. Türkiye’de sığır TB’u ile ilgili çalışmalar 1900’lü yılların başında başlamıştır ve hastalığın insidensi hakkında sağlıklı bir veri bulunmamaktadır. Kayseri bölgesinde sığır TB’unun prevalansı %1.49 olarak saptanmış ve BACTEC radyometrik metodun, M.bovis’i saptamada hızlı ve duyarlı bir tanı yöntemi olduğu bildirilmiştir. Van bölgesindeki hayvanlardan alınan burun akıntısı ve süt örneklerinin PCR yöntemi ile incelenmesi sonucu, burun akıntısı örneklerinin 3 tanesinde, süt örneklerinin ise 1 tanesinde pozitiflik bulunmuştur. OIE verilerine göre Türkiye TB hastalığının görüldüğü ülkeler arasında yer almaktadır (3).

MEVCUT DURUM

Yukarıda belirtildiği gibi sığır tüberkülozunun insan ve hayvan sağlığı açısından ciddi bir sorun oluşturmaya devam ettiği devam eden araştırmalarda da görülmektededir.

Bu konuda ilginç sonuçlar aşağıdaki 3 çalışmada görülebilir:

1- Ekim 2005 – Nisan 2007 döneminde Kars ilinde özel ve kamuya ait mezbahanelerde kesim sonrası imkanlar dahilinde 120 sığır karkasından rastgele alınan 120’şer adet akciğer ve mediastinal lenf yumrusu örnekleri oluşturdu. Sonuç olarak; Kars yöresi sığırlarında PCR ile saptanan M. bovis spesifik DNA’sının % 6.6 gibi büyük bir oranda gözlemlenmesi hastalığın bölgede yaygın olduğunu ve M. bovis ’in hastalık olgu larında ve mezbahada karkas muayenelerinde daha dikkatli değerlendirilme gerekliliğini göstermiştir (2).

2-  Ankara ve çevre il/ilçe mezbahanelerinde kesilen 4-6 yaşlı, farklı ırk ve cinsiyette 86 tüberkülozlu sığırda saptanan makroskobik ve mikroskobik lezyonlar incelendi. Lezyonların 78’inin (%91) akciğer, plöra ve bölge lenf düğümlerinde, 5’inin (%6) karaciğer ve portal lenf düğümlerinde bulunduğu, 3’ünün (%3) ise generalize olduğu görüldü. Bunlardan, 81’i (%94) milier-nodüler  tüberküller ve 5’i (%6) kronik organ tüberkülozu şeklindeydi. Bu hayvanların %96’sında akciğer, bölge lenfdüğümleri, karaciğer ve traheadan yapılan Ziehl-Neelsen (ZN) boyamada aside dirençli basiller gözlendi. İmmunohistokimyasal olarak da olguların %96’sında aynı dokularda M. bovis antijenleri makrofajların sitoplazmasında, nekrotik alanlarda serbest halde ve Langhans dev hücrelerinde dikkati çekti. Her iki boyamada aynı oranda etken boyanması saptanmasına rağmen genel olarak immunohistokimyasal boyamalarda etken hem çok daha belirgindi hem de pozitiflik daha yoğundu (4).

3-  Başlıca infekte sütlerle bulaşan Mycobacterium bovis’in sebep olduğu tüberküloz; son yıllarda çok önceden alınan etkenlerin endojen reaktivasyonuyla, HIV-M.bovis koinfeksiyonu ya da immünsüprese hastalarda fırsatçı infeksiyon olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada laboratuvarımızda 2008 yılı içinde farklı kliniklerden izole edilen M.bovis izolatları irdelenmiştir. Klinik özellikleri, klasik kültürde uzun üreme süresi ve identifikasyonda Mycobacterium tuberculosis’den farklılık gösteren üç olguya ait izolatlar spoligotiplendirme yöntemiyle M.bovis olarak belirlenmiştir. Tüberküloz etkenlerinin tür düzeyinde ayrımını yapan laboratuvar yöntemlerinin kullanımının yaygınlaşması gerçek M.bovis olgu sıklığının ortaya çıkmasına ışık tutacaktır. Multidisipliner klinik yaklaşım gerektiren ve akciğer dışı yerleşen tüberküloz olguları için mikobakteriyoloji laboratuvarının daha etkin kullanılması ve klinik-laboratuvar işbirliğinin erken tanı ve tedavi avantajı sağlayacağı, morbidite ve mortaliteleri azaltacağı düşünülmelidir (5).

HEKİMLERİN GÜNCEL DURUMLARI

Veteriner hekimlerin hayvan ve insan sağlığındaki rollerinin ne kadar önemli olduğu bu kısa bilgilerde görülmektedir. Bu ve daha nice bilimsel gerçeklere rağmen günümüzde veteriner hekimlik mesleğini etkisizleştirmek için bilim dışı müdahalleler gittikçe artmaktadır. Umarız aklın yolu bu kötü gidişe engel olur….


KAYNAKÇA:

1- MUSAONBAŞIOĞLU.S, Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı , ULUSAL TÜBERKÜLOZ TANI REHBERİ (UTTR), T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı ,(2014) 14-18, http://www.toraks.org.tr/uploadFiles/12112014161127-UTTR.pdf

2- ÜNVER.A., ATABAY, H.İ, GÜNEŞ, ÇİTİL.M.,** ERDOĞAN.H.M.,  Kars Yöresinde Sığır Tüberkülozunun  Yaygınlığının PCR ile belirlenmesi (2007) Kafkas Üniv Vet Fak Derg 13 (1): 27-31, 2007

3- ÖZBEY.G., KALENDER.H., MUZ.A., Sığır Tüberkülozu’nun Epidemiyolojisi ve Teşhisi (2008) 22 (5): 307 – 314 http://www.fusabil.org

4- VURAL.S.A,1, ALCIGIR.M.E.,  Ankara ve çevresinde bulunan mezbahalarda kesilen sığırlarda saptanan tüberkülozun patomorfolojik ve immunohistokimyasal bulgularının incelenmesi (2010) Ankara Üniv Vet Fak Derg, 57, 253-257, 2010

5- ASLAN.G,  KUYUCU.N, ÇALIKOĞLU.M , ERSÖZ.G, ÜLGER.M, GÜNAL.S. EMEKDAŞ.G., MYCOBACTERIUM BOVIS’İN ETKEN OLDUĞU TÜBERKÜLOZ OLGULARI, ANKEM Derg 2009;23(4):182-187

Yorum Yaz