HaberlerHalk Sağlığı

Modern Yaşamın Mikroplastiklerle İmtihanı

Derleyen:Evrim ZEREN,Veteriner Hekim

1980’li yıllarda plastik poşet ve şişeler, tek kullanımlık diğer sentetik malzemeler gündelik yaşamımızda yer almaya başladı. Evlerimizde musluktan bardağa doldurup içebildiğimiz su plastik şişelerde satılan suya dönüştü, gündem çok daha ciddi ve yoğun olduğu için bu durum şaşırılacaklar listesinde en alt sıralarda kendine yer buldu belki de.

80’li yılların başında plastik poşetler çok yaygın değildi, kullanıldıktan sonra yıkanıp tekrar kullanıldıklarını anımsıyorum. Daha çok pazar fileleri ve kese kağıdı kullanımdaydı. Aslında poşetlere pazar filesi veya kese kağıdı muamelesi yapılmasını file ve kese kağıdı daha en baştan kabul etmemeliydi, zira önce kese kağıdı poşete girdi, ardından kendisi tedavülden kalktı, pazar filesi ise “retro” bir malzeme olarak yaşamını devam ettiriyor.

Plastik poşetlerin hemen ardından leke tutmayan masa örtüleri, yünlü ve pamuklu kumaşlar gibi zahmet gerektirmeyen, ütü istemeyen, çabuk kuruyan giysiler, yanmaz-yapışmaz tavalar, kiri yağı çabucak söküp atan deterjanlar evlerimizde yerini aldı. İlerleyen yıllarda, elimizi sıcak sudan soğuk suya sokmak istemeyen kimya ve tekstil sanayi sadece kapalı mekanlarda değil, açık hava faaliyetlerinde de bizi düşünüp konforumuzu artırmaya devam etti. Terimizi dışarı atarken aynı zamanda bizi rüzgardan koruyan tek yönlü geçirgen ceketler, sıcak tutan, ıslanınca çabuk kuruyan hem çok hafif hem de şık renk renk polarlar, bir yere takıldığında yırtılmayan ribstop pantolonlar dolaplarda yerini aldı.

Geçtiğimiz günlerde, Endonezya’da kıyıya vuran balinaların midelerinden kilolarca plastik çöp çıkması basında geniş yer buldu ve gözler sentetik malzeme kullanımına çevrildi. Aslında gözlerimizi domestik kullanıma çevirirsek bu durumun kaçınılmaz olduğunu anlamak zor değil.

Hayatımızı kolaylaştıran o çok sevdiğimiz plastik malzemelerin de ekonomi gibi makrosu ve mikrosu var. Mikroplastikler, mikrofiber partiküller… Çapı 5 mm’den küçük olan plastik parçacıklara mikroplastik, insan saçından 10-30 kat daha ince sentetik elyaf liflerine ise mikrofiber deniliyor. Adını en çok duyduğumuz mikrofiberlere örnek olarak polyester (PES) ve poliamidleri (PA) verebiliriz.

Mikroplastiklerin 60’lı yıllardan itibaren ekosistemimizde birikmeye başladığı ve artan tüketime paralel olarak daha fazla miktarda maddenin doğada akümüle olduğu biliniyor. Tamamının geri dönüşüme girdiğini sandığımız için kullanmaktan çekinmediğimiz plastik şişeler ve diğer malzemeler bir yana, bizi sıcak ve kuru tutan, nefes alan outdoor giysilerimiz de her yıkamada doğaya mikrofiber salıyor, giysiler eskidikçe salınım daha da artıyor.

Balina otopsilerinden elde edilen mikroplastik partiküllerin % 55’inin Rayon, %16’sının polyester, %10’unun akrilik, %6’sının polipropilen ve daha az kısmının diğer polimerlerden meydana geldiği tespit edildi. Sentetik mikrofiberlerin akuatik canlıların besin zincirine girerek aç kalmalarına, üreyememelerine ve ölmelerine sebep olduğu da kesin olarak biliniyor.

Hayatımızı kolaylaştıran sentetik malzemelerin mikro formlarının balık, istakoz, midye gibi besin olarak tükettiğimiz canlılarla, denizden elde edilen sofra tuzlarıyla ve diğer yollarla besin zincirimize girmiş olması ironik bir durum, bu durumun barındırdığı riskler ise henüz aydınlatılmış değil.

Peki ne yapabiliriz? Sanayinin sebep olduğu kirliliğin yanında bireysel tüketimin yarattığı kirlilik tartışmaya değmez diye düşünüyorsanız, hatırlamakta fayda var; endüstri biz tükettiğimiz için üretiyor ve tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmek ise elimizde!


Kaynaklar:
1.Browne, M. A., A. Dissanayake, T.S. Galloway, D.M. Lowe, R.C. Thompson (2008). Ingested microscopic plastic translocates to the circulatory system of the mussel, Mytilus edulis(L.) Environmental Science and Technology, 42(13), pp. 5026-5031.
2.Farrell, P., & Nelson, K. (2013). Trophic level transfer of microplastic: Mytilus edulis (L.) to Carcinus maenas (L.). Environmental Pollution, 177, 1-3.
3. Setälä, O., Fleming-Lehtinen, V., & Lehtiniemi, M. (2014). Ingestion and transfer of microplastics in the planktonic food web. Environmental pollution, 185, 77-83.

Yorum Yaz