HaberlerTarım ve Toplum

Erdoğan Ber: İktisat ve Siyaset İlişkisi Üzerine

Erdoğan BER, Veteriner Hekim

Kapitalizmin tarihi, kuşaklar boyu üretilen toplumsal servetin ve yeni elde edilen zenginliklerin toplumun belli bir azınlığın elinde birikmesi tarihidir. Bu durum sermaye birikim süreci olarak da adlandırılmaktadır. Bu süreçte, üretici güçlerin gelişim düzeyi başta olmak üzere, farklı iktisadi-siyasal ve sosyal gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak farklı sermaye birikim modelleri uygulanmıştır. Örneğin, kapitalizmin ilk dönemlerinde “liberal-serbest rekabetçi” (teorisyenleri A. Smith, D. Ricardo, T. Malthus gibi iktisatçılardı) bir birikim modeli uygulanırken, 20. yy’ın başlarından başlayarak “Keynesyen (fordist) birikim modeli” (teorisyeni J.M. Keynes) yürürlükte olmuştur. İlki “vahşi kapitalizm” dönemi” ikincisi “refah devletleri” dönemi olarak da tanımlanmaktadır. İlki yaklaşık bir asır, ikincisi ise yaklaşık 40-50 yıl sürmüştür.

20. yy’ın son çeyreğinde, sermaye birikim kanalları yeniden daralmış ve uzun bir aradan sonra (1973-1974) dünya çapında yeni bir ekonomik kriz baş göstermiştir. Bu kriz yeni bir sermaye birikim modelinin oluşturulmasıyla (teorisyeni M. Friedman) yani “neo-liberal” birikim modeliyle aşılmaya çalışılmıştır. Sözkonusu birikim modelleri başta İngiltere olmak üzere merkez kapitalist ülkelerde ortaya çıkmış, buralardan dünyanın geri kalan bölgelerine yayılmıştır.

Neoliberal üretim sisteminin esası “esneklik” yani de-regülasyondur. Üretim esnek olacak: Bir metanın üretimi gerektiğinde 40 parçaya bölünecek ve hangi parçası nerede daha ucuza (dolayısıyla daha kârlı) üretilecek ise orada imal edilecek. İşçilik esnek olacak: Patron istediği gibi işçi alacak ve çıkaracak yani iş güvencesi olmayacak. Ücretler esnek olacak: Emek-gücü sermayenin karşısına örgütlü olarak çıkamayacak, ücretler piyasa koşulları içinde ve bireysellik temelinde belirlenecek. Meta ve finansal sermayenin serbestçe dolaşımının önündeki bütün engeller kaldırılacak. Sosyal devlet bütün kalıntılarıyla tasfiye edilecek, sağlık, eğitim, sosyal hizmetler vs. piyasalaştırılacak. Tarım ve hayvancılık bütünüyle bir sektör haline getirilecek, gıda ve tohum alanı tekellerinin çıkarlarına uygun olarak yeniden yapılandırılacak. Fiyatların dolarizasyonu sağlanarak çevre-bağımlı ülkelerden merkez kapitalist ülkelere kaynak transferi sağlanacak. Vesaire. Neoliberalizmin özlü bir tanımlamasını yapacak olursak, şöyle demek hiç de yanlış olmayacaktır: Neoliberalizm, bir avuç sermaye sahibinin dünyanın geri kalan büyük çoğunluğuna karşı gerçekleştirdiği kapsamlı ve şiddetli bir taarruz hareketidir.

İstisnasız her birikim modeli, devletin (siyasetin), sosyal yaşamın, toplumun davranış ve tüketim alışkanlıklarının değişimini beraberinde getirmiştir. Neoliberalizm için de bu geçerli olmuştur. Örneğin, neoliberal politikaların ilk denendiği ülke Şili’dir.  Ve söz konusu modelin uygulanması için yapılan ilk iş, Pinochet liderliğindeki askeri darbeyle Allende Hükümeti’nin devrilmesi olmuştur. Örgütlü ve bilinçli toplumların mücadelesi ve maneviyatı kırılmadan neoliberal modelin uygulanma olanağı mümkün olmamıştır. Neolibearal politikaların gecikmeli olarak uygulandığı ülkeler toplumun mücadele iradesinin tam anlamıyla kırılamadığı ülkeler olmuştur.

Uluslararası neoliberal birikim rejimi anlaşılmadan, Türkiye’de 1980’den hemen önce başlayan ve 1980 Askeri müdahalesiyle militarist bir niteliğe bürünen siyaset anlayışı ve pratiği anlaşılamaz.

Neoliberal birikim modeli, önemli bir aşınmaya uğramış olsa dahi, dünya çapında hala geçerli olmaya devam etmektedir. Türkiye’de uluslararası sermaye ile entegre olmuş tekelci-yerli sermayenin bu model çerçevesinde yaşamın bütün alanlarını biçimlendirme uğraşısı da sürmektedir. Söz konusu politikaların uygulanmasında özellikle son 20 yıl zirve yapmıştır. 1980 cuntası ile hüküm sürmekte olan güncel siyaset arasındaki ilişkiselliğe, dünyada geçerli olan sermaye birikim rejimi bağlamında bakmakta sayısız yarar bulunmaktadır.

Herkesin harcadığı emekle eşit düzeyde toplumsal üretimden pay alacağı insani bir üretim tarzı ve modeli dileğiyle….

Yorumlar(1)

  1. Yazıyı çok beğendim.Emek hırsızlığını aslında kronolojik olarak ortaya koymusunuz.

Yorum Yaz