HaberlerHalk Sağlığı

Batı Dünyası Neden Bu Kadar Piliç Tüketiyor?

Çeviri: Ali Taş, Veteriner Hekim, Dr.

Büyük bir şehirde herhangi bir lüks markete girdiğinizde vegan bir bölüm bulabilirsiniz. Bu, vejeteryanların sayısının arttığına inanmanıza neden olabilir. Belki de gerçekten artıyordur, ancak yapılan araştırmalar, avrupa ülkelerindeki insanların % 10’undan daha azının günlük diyetlerinden eti tamamen kestiklerini gösteriyor. Anketi yapan Gallup firmasına göre, Amerikan yetişkinlerinin sadece % 5’i vejenteryandır ve bu oran 1999’dan beri neredeyse hiç değişmemiştir.

Batılıların diyet alışkanlıkları yakın geçmişimizdeki son bir kaç 10 yıldır önemli ölçüde değişmiş olmasına rağmen hala aynı oranda kırmızı et ve domuz eti tüketmekteler ve tofu sosislerine karşı temkinli davranmaya devam etmekteler. OECD’den (Ekonomik İşbirliği ve Gelişme Örgütü) gelen veriler, 1990’dan beri zengin ülkelerde kişi başına tavuk tüketiminin% 70 oranında arttığını gösteriyor.

Piliç eti batı mutfağının en önemli parçalarından biri haline nasıl geldi? Sebeplerden biri sağlık ile ilgilidir. 1980’lerde doktorlar, kırmızı ette bulunan çok fazla doymuş yağ yemenin kalp hastalığı riskini artırabileceği konusunda uyardılar. Ve şimdi, doktorlar doymuş yağ konusunda daha az endişe duysalar da, yeni kanıtlar kırmızı et yemenin kolon kanserine yol açabileceğini öne sürüyor. Buna karşılık, tavuğun temiz bir et olarak elde ettiği üne henüz bir zarar gelmiş değil.

İnsanların daha fazla piliç eti tüketmesinin bir başka nedeni de piliç etinin ucuzlamakta oluşudur. Kanatlı hayvan üreticileri diğer et üreticilerinden çok daha düşük maliyetlerle başarılı olmuşlardır. 1960’da bir pound (454 gr) piliç eti, aynı miktardaki sığır etinin yarısına malolmaktaydı. Bu oran şimdi üçte bire ulaştı. 1940’lı yıllardan beri çiftçiler daha fazla et sunan daha iri piliçler üretmek için rekabet etmişlerdir. Antibiyotiklerin endüstriyel tarımdaki çoğalması çiftçilerin tavukları her zamankinden daha kalabalık şartlarda ve daha kirli koşullarda tutmalarına izin veriyor. Alberta Üniversitesi’nden Martin Zuidhof tarafından yapılan bir araştırmada, et için yetiştirilen ortalama bir broiler pilicinin, 1957 yılında 56 günlük besleme ile 0.9 kg olarak üretilebiliyorken, 2005’te daha verimli bir şekilde 4.2 kg ağırlığına ulaştırılabildiğini belirtmiştir. Daha büyük piliç, daha küçük alanda birbirine daha yakın yaşamakta ve böylece daha geniş bir alanda dolaşmak yerine tahıl enerjisini daha verimli bir şeklide et’e dönüştürmektedir.

Sağlıklı bir ürün olması ve mutfak harcamalarına olan olumlu etkisi nedeniyle piliç eti; yağ içermeyen protein aramakta olan büyük miktarlardaki tüketiciler için bir nimet oluşturmuştur. Ancak bu tüketici gurubu hayvan refahı savunucularını da dinlemek isteyebilirler. Neredeyse tüm tavukların kilo alımı kas kütlesinin artması şeklinde oluşmaktadır ki bu da piliçlerin organlarının eskisinden daha fazla çalışması gerektiği anlamına gelir. Piliç üretiminde kalp ve damar hastalıkları ve topallık gibi hastalıklar oldukça yaygındır. Broiler tavukları artık o kadar ağırlar ki bu ağırlık piliçlerin çiftleşmelerini engellemekte. Sonuç olarak, damızlık olarak seçilen tavukların büyüme dönemlerinde kalori kısıtlaması yapılarak bodur olmaları sağlanmalıdır. Modern piliçler insanlar için sağlıklı bir gıda kaynağı olabilir ancak karşılığında piliçlerin kendi sağlık ve iyilikleri daha da tehlikeye atılmış oluyor.

KAYNAK: The Economist, 30 Ocak 2019

http://discovery.economist.com/features/why-westerners-eat-so-much-chicken?kw=all&csid=socialtpr&ref=features&qq=ok11

Yorum Yaz