FakültelerHaberlerMedya

Kadın Meslektaşımızın Yanındayız! Meslek Örgütlerimizi Tavır Almaya Çağırıyoruz!

Ankara’da özel bir hastanede çalışan kadın veteriner hekim meslektaşımıza yaşatılan dehşet kamuoyunu olduğu gibi bizleri de derinden üzmüş, şoke etmiştir.

Habertürk Gazetesi’nden Fevzi Çakır’ın “Başkent’te Klinikte Tecavüz Dehşeti” başlığı ile kamuoyuna taşıdığı, çok sayıda gazete ve televizyonun da yer verdiği haberin ayrıntıları şöyle:

“Olay 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece Başkent’te yaşandı. Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nde öğretim üyesi olan H.B., akşam saatlerinde kendisine ait özel kliniğe gitti. Bu sırada klinikte 23 yaşındaki genç veteriner hekim Ç.B. nöbetçi hekim olarak bulunuyordu.

İddiaya göre, Ç.B.’den yemek hazırlamasını isteyen Profesör H.B. daha sonra mutfağa gelip alkol almayı önerdi. Genç kadın bunu reddedince sinirlenen profesör önce fiziksel tacizde bulundu ardından da genç  kadını darp etmeye başladı. 

Genç kadının tepki göstermesi üzerine daha da sinirlenen H.B., genç kadını darp edip zorla alkol içirmeye çalıştı. Kaçmaya çalışan genç kadını saçından yakalayarak, kafasını yere vurdu.

H.B. darbelerin etkisi ile kendisinden geçen genç kadına defalarca tecavüz etti. Genç kadın gece saatlerinde gözünü farklı bir odada açtı. Başında ise H.B.’nin ortağı S.D. vardı. S.D. ise genç kadını şikayetçi olmaması konusunda uyardı. Kızını merak edip arayan anneye ise “Hasta müdahalesinde, size dönecek” dedi.

S.D. daha sonra “Ben bir şey yapmadım, bilgin olsun” diyerek genç kadını hastaneye götürme teklifinde bulundu. Genç kadın, profesörün aracını ile ve yine onun bir arkadaşı olan jinekoloğun kliniğine götürüldü. İddiaya göre, genç kadını muayene eden ve bazı ilaçlar veren jinekolog da genç kadını şikayetten vazgeçirmeye çalıştı.”

Daha sonra evine giden genç kadın, durumu annesine anlattı. Anne kız önce hastaneye gidip darp ve tecavüz raporu aldı. Ardından da polise giderek, Profesör H.B. ve S.D.’den şikayetçi oldular.

Şüpheli profesör tutuklanması istemiyle Nöbetçi Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Hakim Sezer Söylemez, şüpheli profesörünün “nitelikli cinsel saldırı” suçundan tutuklanmasına karar verildi. Profesör tutuklanarak, cezaevine konuldu.

Ankara Üniversitesi’nden olaya ilişkin açıklama yapılarak, öğretim üyesi H.B. hakkında soruşturma başlatılarak, açığa alındığı bildirildi” (https://www.haberturk.com/baskent-te-cinsel-saldiri-dehseti-2425636).

Burada okuduklarımız ne bir korku filminin senaryosu ne de kâbus dolu bir rüya. Keşke öyle olsaydı. Ama maalesef. Bütün bunlar hayatının ve mesleğinin baharında olan bir kadın meslektaşımızın başından geçenler: Fiziki ve psikolojik şiddet, zorla alıkoyma, şantaj, ölüm tehditti, taciz ve tecavüz. Ve bütün bunların üstünü örtmeye çalışan, delilleri yok etmeye çalışan olayın faali şüphelinin iş ortağı ve diğerleri. Üstelik şüpheli fail Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde görevli bir profesör. Haberde yer alan bilgilere göre Profesör H.B., saldırıya uğrayan meslektaşımızın ücretli olarak çalıştığı hastanenin de patronlarından.

Profesör H.B.’nin daha önce de benzer suçları işlediği iddiasıyla kamuoyunda haber olması hem bu olayın doğruluğunu desteklemekte hem de daha kapsamlı bir sorunla yüz yüze olduğumuza işaret etmektedir.

Kadının Beyanı Esastır!

Olayın yargıya taşınmış olması ve zanlının aynı zamanda bir veteriner hekim olması, meslektaşlarımızın ve meslek örgütlerimizin, saldırıya uğrayan kadın meslektaşımızın yanında, açıktan, etkili biçimde saf tutmasının önünde engel teşkil etmemelidir. Aksi bir tavır kadına karşı şiddete ve suça ortak olmaktır. Şüphesiz ki, zanlı hakkındaki son kararı yargı mercileri verecektir. Ancak, bu tür konularda temel yargılama ilkesi “kadının beyanının esas” alınmasıdır. Kadın meslektaşımızın beyanları ortadadır. Olayın gelişimi, “darp ve tecavüz” raporu, zanlının “nitelikli cinsel saldırıdan” tutuklanmış olması vs. türünden deliller/olgular da “beyanı” ziyadesiyle somutlar niteliktedir.

İstanbulveterinerhekimleri.com olarak bütün meslektaşlarımızı ve meslek örgütlerimizi, kadın ve insan hakları savunucularını kadın meslektaşımız ile dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz.

Yorum Yaz