FakültelerHaberler

Veteriner Fakültesi Öğrencileri: Artık Yeter!

Veteriner Fakültesi ile Ankara Üniversitesi  öğrencileri, Dışkapı Kampüsü’nde bir araya gelerek Dekanlığa yürüyüp basın açıklaması yaptılar.
Darp ve tecavüze uğrayan meslektaşımıza sahip çıkan öğrenciler, tutuklanan zanlı profesör Hasan B.’nin korunduğu gerekçesiyle  fakülte yönetimini eleştirdiler.

Zanlı Hasan B.’nin ilk olayı değilmiş!

4 Kasım 2007 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde “Abi kardeş öğrenci tacizcisi profesörler” başlıklı bir haberin yapıldığı haberde “nitelikli cinsel saldırı” suçundan son olay nedeniyle tutuklu bulunan profesör H.B ile kardeşi profesör A.B. hakkındaki taciz iddiaları yer alıyor. Yine, son olay vesilesiyle, Dekanlık tarafından yapılan açıklamada Hasan B.’nin “taciz” iddiası kapsamında soruşturma geçirdiği ancak “kanıt” ve “şahit” bulunamadığından hakkında her hangi bir işlem yapılmadığı bilgisine yer veriliyor. Ayrıca, basına yansıyan diğer bir habere göre ise Hasan B., aynı nitelikte  farklı bir dosya nedeniyle, üç yıldır yargılanıyor. Bütün bu vb. olgular,  son yaşanan vahşetin tesadüfü olmadığını,  uzun yıllara yayılan olaylar zincirinin bir devamı olduğunu, yeteri açıklıkta kanıtlıyor.

Resmi sorumluluğu olanlar hesap vermeli!

Tek başına  zanlının teşhir edilip kınanması, en ağır biçimde cezalandırılmasını istemek talebi vs. yeterli değildir. Zanlının görevli bulunduğu Kürsü’den YÖK’e kadar bütün yönetim kademelerin sorumluluğu vardır. Yargının sorumluluğu vardır.

Zanlı ile iş tutanlar öz-eleştiri yapmalı!

Zanlı ile iş tutan klinisyenlerin, bir eğitmen olarak seminerlere katan Oda ve diğer meslek örgütlerimizin, aynı ortamın paylaşan kişilerin  sorumluluğu vardır. Samimi bir özeleştiri vermeliler.
Kadının beyanı esas olmalıdır!

Kanıt da şahit de tacize uğrayan kadının beyanıdır. Başka da bir şeye ihtiyaç yoktur. Kadının beyanını esas alan ciddi bir soruşturma/yargılama süreci işletmeden, meslek camiası olarak inandırıcı bir öz-eleştiri süreci işletip kolektif prensipler ve kolektif denetim mekanizmaları oluşturamadığımız müddetçe, ne yazık ki tanık olduğumuz türden hadiseler son bulmayacaktır.

Yorum Yaz