HaberlerMesleki Sorunlarımız ve Çözüm Perspektifleri

Ekmeği ile Oynanıp Ortaçağ Zihniyeti ile Cezalandırılanlar!

Erdoğan BER,Veteriner Hekim

İnsanlar, rutin hayatlarına devam ederken, bir gece ansızın bir ihraç KHK’sı ile işten atıldıklarını, yurt dışına çıkışlarının yasaklandığını öğrendiler. Kimisi, “flaş… flaş…flaş” başlığıyla ajanslara düşen son dakika haberinin detaylarını inceleyerek öğrendi kimisi ise bir arkadaşının ya da bir aile dostunun açtığı telefon ya da “geçmiş olsun” mesajıyla…

İhraç edilenlerin ihraç edildiklerini nasıl öğrendikleri ve ilk anda neler hissettikleri ile sınırlı bir kitap yazılsa film ya da belgesel çekilse, orta çağ zihniyeti ile cezalandırma mantığının bütün şok edici dramatik unsurlarını görmek mümkün olacaktır. Haklarında hiçbir adli ve idari soruşturma bulunmazken, hiçbir aşamada savunmaları alınmadan, emekleri, kazanılmış ekonomik ve sosyal hakları, itibarları; hukuk, anayasa ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınan en temel hakları yok sayılarak kriminalize edildiler.  Aileleri ile birlikte her yönden bir baskı ve kuşatma altına alındılar.  İnsanlar, ev araba tüketim kredilerinin taksitlerini ödeyemediler; borçlarını kapatmak için ellerinde ne var ne yok sattılar. Çocukların okul taksitleri ödenemedi çocuklar okullarından alındı. Ev kiraları ödenemedi evler dağıtıldı.  Aileler parçalandı. Diplomalar, pasaportlar, çalışma izinleri iptal edildi. Hala da devam eden bir cadı avı başlatıldı. Kanunen çalışma hakları iptal edilmeyenlerin ise SGK üzerinden fişlenerek fiilen çalışmaları engellendi. KHK’lar yargı denetimi dışında tutularak hukuki yollardan hak aramanın bütün yolları kapatıldı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) bir anda yaklaşık 80 bin başvuru ile karşı karşıya kaldı. OHAL İnceleme Komisyonunun kurulması üzerinden bir uzlaşmaya giderek,  itibarı ile Avrupa devletlerinin siyasi çıkarları arasında bir tercihte bulunarak güvenirliğini kaybetti. AİHM, OHAL Komisyonunu iç hukukun bir parçası, adalet arayışının bir merciyi olarak işaret ederek kendisine yapılan başvuruları geri çevirdi.

OHAL Komisyonu: Faaliyetleri ve “Geciktirilen Adalet”

OHAL İnceleme Komisyonu’nun 03.05.2019 tarihli son kamuoyu duyurusunda yer alan bilgilere göre KHK’lar ile 125.678 kişi kamu görevlerinden çıkarılmış. Rütbesi geri alınan (3.213), yurtdışı öğrencilikle ilişiği kesilen (270) ve kapatılan kurum ve kuruluşlar (2.761) da hesaba dahil edildiğinde  toplam sayı 131.922’ye çıkıyor. Açıklamaya göre, Komisyon 22 Aralık 2017 tarihinden itibaren 250 personel ile çalışmaya başlamış, kendisine yapılan 126.120 başvurudan 70.406’sını karara bağlamış.  55.714 başvuru ise incelenmeyi beklemekte.

Karara bağlanan başvurulardan 65.156’sında KHK’larla ihraç işlemi yerinde görülerek ret kararı verilmiş. Sadece 5.250 başvuruda haksızlık tespit ederek “kabul” kararı verilmiş.

Ret ya da kabul kararlarını hangi anayasal ve hukuki gerekçeler ile verdiği bilgisine yer vermeyen Komisyon, “etkili iç hukuk yolu olarak hızlı ve aynı zamanda kapsamlı inceleme” ilkeleri doğrultusunda çalıştığını, bunun neticesinde “haftada 1.200 civarında başvuru hakkında bireyselleştirilmiş ve gerekçeli karar” verdiğini belirtmiş. Ancak, komisyonun daha başından itibaren hukuki bir kurum yerine siyasi bir kurum olarak oluşturulduğu, hukuki ve anayasal kriterlerle karar vermek yerine, kişinin daha önce çalıştığı kurum kanaati, istihbarat raporları, siyasi telkin vs. hukuki olmayan yöntemlerle ret ya da kabul kararları verdiği eleştirileri ve kanaati her geçen gün artmaktadır.

KESK: İhraçlar ve Demokrasi Mücadelesinin Öncüsü

24 Mayıs 2019 günü KESK’in merkezi basın açıklaması için Ankara’daydık. Çok farklı illerden gelen ve ihraç edilmiş çok sayıda kişiyle konuşma fırsatımız oldu. Sağlık Emekçileri Sendikası, Tarım Orkam Sen ve Tüm Bel Sen Genel Merkezlerini ziyaret ettik; yönetici ve çalışanları ile sohbet ettik. KESK’ten ihraç edilen kamu emekçisi sayısı 4 bin 510 kişi. KESK her zaman demokrasiden emek ve dayanışmadan yana olmuş bir sendika. Egemenlerin baskı ve hak gasplarına karşı her daim kamu emekçilerinin ve halkın çıkarlarını savunmuş ve bu uğurda her zaman bedel ödemiş. İhraçlara karşı mücadelenin de odağında duruyor. İhraç edilen üyelerinin işlerine geri dönmesi için yerel ve merkezi düzeyde eylemler düzenliyor. İhraç edilen üyelerine hukuki destek sunuyor. KESK’e bağlı sendikalar imkanları ölçüsünde ihraç edilmiş üyelerine her ay belli bir maddi dayanışmada bulunuyorlar. Örneğin, hali hazırda Eğitim Sen ihraç edilen üyelerine her ay düzenli yaklaşık bin TL, Tarım Orkam Sen 700 TL ödeme yapıyor. Mücadele ve dayanışma örgütü olarak bir sendikanın nasıl olması gerektiğinin bir örneğini veriyor KESK. On binlerce üyesi ihraç edilmiş sendikaların bariz biçimde haksızlığa uğramış üyelerine dahi kapılarını sıkı sıkıya kapattıklarına şahit olunduğunda kamu emekçileri ve demokrasi mücadelesi için KESK’in ne kadar önemli olduğu herkesim tarafından az ya da çok görülüyor.

Tabipler Birliği Meslektaşlarına Sahip Çıkıyor!

İhraç edilen bir doktor arkadaşımla birlikte Tabipler Birliği Genel Merkezini de ziyaret ettik. Tabipler Birliği, ihraç edilen üyelerini her aşamada ve her yönden destekleyen odaların başında geliyor. Birkaç dakika içinde  kaç doktorun ihraç edildiğini, kaçının açıkta tutulduğunu, yeni mezunlardan kaçına iş başı yaptırılmadığını hemen öğrenmek mümkün. Demokrasiden, toplumdan ve meslektaşlarından yana olan tavrını bir örgüt olmanın ciddiyetini hemen görüyor hissediyorsun.

Veteriner Hekimler Birliği ve Odaları…

Biz veteriner hekimlerden kaç kişinin bu süreçte ihraç olduğunu, kaçının hala açıkta tutulduğunu, güvenlik soruşturmaları gerekçe gösterilerek kaçının işbaşı yapamadığını bilenimiz var mı? Veteriner Hekimler Birliğinin ihraç edilen meslektaşlarımızla ilgili bir çalışması var mıdır? Bu meslektaşlarımızın haklarını savunmak onlarla dayanışma içinde olmak için bir çaba içerisine girmiş midir? Sanmıyorum. Böyle düşündüğüm için de ziyaret etmek bu temelde sorular sormak ihtiyacı duymadım. Bu konuda suskunluk ve haksızlığı onaylayıcı bir tavır içinde olan sadece Birlik mi? Değil. Bu sorunlarla ilgili demokrasiden, emekten ve meslektaşlarından yana tavır açıklayan ve bu yönde davranan bir veteriner hekimler odası ya da oda başkanı göreniniz oldu mu? Ben görmedim, duymadım. Varsa, öğrenmek, öğrendiğimi meslektaşlarımla  ve kamuoyu ile gururla paylaşmak isterim.

Alnı Aklar ve Alnı Karalar!

Hiçbir haksızlık ebediyen sürmez; er ya da geç, hak yerini bulacaktır. İhraçlar meselesinde de hak yerini bulacaktır; ardında  alnı  aklar ve alnı karalar bırakarak…

Dostluk ve dayanışmayla…

Yorum Yaz