HaberlerHalk SağlığıTarım ve Toplum

İzmir’in Bergama İlçesinde ‘Koyun-Keçi Vebası’ şüphesi ile 20 mahalle karantinaya alındı.

Bergama’da küçükbaş hayvanlarda tespit edilen koyun-keçi vebası (PPR) hastalığı bulguları nedeniyle 20 mahallede hayvan hareketliliği yasaklandı.

Bergama İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Yenikent Mahallesi’nde bazı hayvanlarda tespit edilen veba hastalığı bulguları nedeniyle Yenikent, Aşağıkırıklar, Kurfallı, Tekkedere, Bozköy, Bozyerler, Cevaplı, Çalıbahçe, Çamköy, Eğrigöl, Karahıdırlı, Sarıdere, Narlıca, Ovacık, Örlemiş, Pınarköy, Sağancı, Süleymanlı, Tepeköy, Zeytindağ olmak üzere 20 mahallede hayvan hareketliliğinin yasaklandığı belirtildi.

Bergama İlçe Tarım ve Orman Müdürü Adem Aklar, yaptığı açıklamada, “Yenikent Mahallesi’nde veteriner hekimlerimizin yaptığı kontroller sonucunda küçükbaş hayvanların bazılarında koyun-keçi vebası (PPR) hastalığı bulgusuna rastladık. Hayvanlardan numune alındı ve incelenmek üzere laboratuvara gönderildi. Yenikent Mahallesi ve çevre mahallelerde karantina uygulamasına gittik. Sonuçlar gelinceye kadar uygulama devam edecek.” diye konuştu.

Koyun-Keçi Vebası nedir, nasıl aşılır?

Zoonoz bir hastalık olmadığı için insana bulaşmayan Koyun-Keçi Vebası, Türkiye hayvancılığında sıklıkla görülmeye başlandı. Denetimli aşılamayla önlenebilecek hastalık için, kamu veteriner sağlık hizmetleri güçlendirilmeli.

Koyun vebası veya daha doğru ifadeyle Koyun-Keçi Vebası (Peste des Petits Ruminants, PPR), koyun ve keçilerde başta olmak üzere yabani ve evcil geviş getiren hayvanlarda yüksek ateş, alt solunum yolu enfeksiyonları, göz ve burunda akıntı, ülserli ağız iltihabı, sindirim sisteminde kanama, erozyon, ülser, mide-bağırsak iltihabı ve ishal ile seyreden bulaşıcı ve genellikle akut seyirli viral bir enfeksiyondur.

PPR enfeksiyonu, dünyada ilk kez Afrika’nın Fil Dişi sahillerinde 1942 yılında koyun ve keçilerde rapor edilmiştir. Daha sonra Güney-Batı Asya, Hindistan, Orta Doğu, Yakın Doğu’nun çoğu bölgelerinde, Arap Yarımadası’nda, Afrika’da Ekvator ve Sahra arasında uzanan ülkeler boyunca görülmüştür. Güney Asya, Batı ve Doğu Afrika’da gelişmekte olan birçok ülkede sınır tanımayan bir enfeksiyon olarak kabul edilir. Türkiye’de ise gayri resmi ilk PPR vakasının 1996 yılında görüldüğü bildirilmiştir. Çeşitli araştırmacıların raporlarından Türkiye’deki enfeksiyonun oldukça yaygın olduğu anlaşılmaktadır.

İNSANLARA BULAŞMAZ

Hastalık, salgın özelliği nedeniyle koyun ve keçilerde oldukça ciddi ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Hastalığın yayılışı oldukça hızlı olmakta ve hastalanan hayvanların yaşına bağlı olarak ölüm oranı yüzde 100’e kadar ulaşabilmektedir. Bununla beraber bazı hafif vakalarda ölüm oranı yüzde 20’den daha az olabilmektedir. Bu hastalığın insanlar için en olumlu tarafı zoonoz karakterli olmamasıdır. Yani hastalık insanlara bulaşmaz.

Türkiye’de 1997 yılından itibaren ihbarı zorunlu hastalıklar listesinde bulunan PPR, Uluslararası Salgın Hastalıklar Ofisi (OIE)’nin A listesinde yer alan önemli bir viral enfeksiyondur. Hastalık görüldüğü yerde resmi makamlara bilgi verilmesi zorunludur. Dolayısıyla bu türden hastalıkların görüldüğü yerler kısa bir süre karantinaya alınır, aşılama çalışmalarına başlanır ve bölgedeki hastalık eradike edildikten sonra karantina uygulaması sona erdirilir.

Özellikle 1980’li yıllardan sonra uygulanan ve veteriner sağlık sektörünün özelleştirilmesine ağırlık veren politikalarla koruyucu sağlık sistemi felç edilerek daha çok tedavi uygulamalarına ağırlık verilmeye başlanmıştır. Hastalık aşılamayla önlenebilecek bir hastalıktır. Ancak son alınan kararla artık tüm hayvan aşıları yetiştiricilerden ücret alınarak uygulanmaktadır. Aşının kamu veteriner hekimleri eliyle ücretsiz ve denetimli yapılması sağlanmalıdır. Aksi takdirde bu ve diğer hastalıkları ülkemizde daha çok göreceğiz demektir.

Yorum Yaz