HaberlerHalk Sağlığı

Entegre Sivrisinek Mücadelesinde Güncel Yaklaşım

Halk sağlığı alanında zararlılarla mücadelede, hedef canlının yaşam döngüsünü bilmek oldukça önem arz etmektedir. Yaz aylarında yoğun şikayete konu olan sivrisineklerin yaşam döngüsü 4 döneme ayrılmaktadır; Yumurta1, larva2 ve pupa3 dönemleri sucul ortamda bir arada oldukları dönem iken, 4. dönem ise, insanlar tarafından şikayet konusu olduğu ve oldukça geniş alanlara yayıldığı ergin4 dönemdir.

Sivrisinek mücadelesinin anahtarı, gelişimini gerçekleştirdiği suların kontrolünden geçmektedir. Bu sebeple, ilk yapılması gereken, kaynakların azaltılması ve yok edilmesi olmalıdır. Bu çalışmalarla yeterince başarılı olunamıyorsa öncelikle biyolojik kontrol, sonrasında ise, kimyasal yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Unutulmaması gereken, durgun su yok ise sivrisinekte olmaz.

A. SUCUL ORTAMDAKİ SİVRİSİNEK MÜCADELESİ

1. Mekanik Kontrol:
Yumurtaların bırakıldığı su birikintilerinin kurutulması, ıslah edilmesi, açıkta su birikintisine sebep olan materyal bırakılmaması. (Örn: Bina altı sular, inşaat suları, fosseptikler, süs havuzları, ağzı açık su kapları… ) Mekanik mücadele, kalıcı ve halk sağlığı açısından en güvenilir çözümdür. Buradaki temel amaç, hedef canlının yumurtasını bırakabileceği durgun suya ulaşmasını engellemektir. (İmar Kanunu Madde 40)

2. Biyolojik Mücadele :
Bacillus bakteri toksinleri : Kimyasal mücadeleye alternatif olarak kullanılan etkili ve çok daha güvenli bir yöntemdir. Tür spesifik olup, diğer balık veya memelilere bilinen bir zararı yoktur. Birimimiz bu mücadele yöntemine ağırlık vermektedir.

Gambusya (Sivri sinek balığı): Sudaki larva ve pupa ile beslendiğinden biyolojik mücadelede kullanılmaktadır. Ancak kapalı sistem dışında kullanılması, işgalci tür sorunu yaratabileceği unutulmamalıdır.

Spinosad : Memeliler açısından güvenli olmasına rağmen, zirai mücadelede bitki koruma ürünü olarak kullanılması arılar için büyük risk teşkil etmektedir.

3. Fiziksel Etkili Yüzey Gerilim Ajanları:
Su yüzeyinde ince bir film oluşturarak larva ve pupaların boğularak ölmesini sağlamaktadırlar. Üstün özellikleri bir noktadan hızlı yayılabilmesi, pupaları da öldürmesi ve kullanım kolaylığı.

4. Kültürel Mücadele:

Halkın bilinçlendirilmesine dayanmaktadır. ( Broşür, eğitim, medya…) Bu sebeple bireysel önlemler halka öğretilmektedir. Unutmamak gerekir ki, bazen şikâyetçi olduğumuz konunun sebebi kendimiz olabiliriz.


B. ERGİN SİVRİSİNEKLERLE MÜCADELESİ
Kimyasal yöntem olan, Soğuk Sisleme (ULV) ve Sıcak Sisleme (Termal Foger) sadece ergin mücadelesinde kullanılmaktadır. Bu yöntem, insan ve çevre sağlığı açısından oldukça zararlı etkiye sahip olup, oldukça maliyetlidir. Mücadele etkinliği düşük olmasına rağmen (% 5-7), maalesef ülkemizde, özellikle halkı psikolojik açıdan rahatlatmak ve propaganda amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Sonuç olarak; entegre sivrisinek mücadelesinde, çevre ve toplum sağlığı göz önüne alındığında, kimyasal mücadelenin olumsuz etkileri, maliyetin yüksek olması, iş gücü kaybı göz önüne alındığında başarı oranı oldukça düşüktür. Kamu kaynaklarının mekanik, biyolojik ve kültürel mücadeleye ayrılması, kamu sağlığı ve yararı açısından daha faydalı olacaktır.

Veteriner Hekim Süleyman ERÇİN

Yorum Yaz