Haberler

Kadın Meslektaşımız Ç.’nin Davası Başlıyor: Adalet İstiyoruz!

3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece yaşanan, Gazeteci Fevzi Çakır’ın “Başkentte Tecavüz Dehşeti!” başlıklı haberiyle ilk defa kamuoyuna yansıyan, Sitemizin de “Kadın Meslektaşımızın Yanındayız! Meslek Örgütlerimizi Tavır Almaya Çağırıyoruz!” başlığı ile haberleştirip tavır açıkladığımız ve baştan sona takipçisi olacağımız sözünü verdiğimiz trajik olayda yeni bir aşamaya gelindi.

Dava Süreci Başlıyor! İlk duruşma 11 Aralık 2019’da. Ankara Adliyesi’ndeki duruşma saat 10:30’da başlayacak.

Ankara Kadın Platformu Dayanışma Çağrısında Bulundu!

Çok sayıda kadın örgütünü bünyesinde toplayan Ankara Kadın Platformu, meslektaşımız Ç. ile dayanışma çağrısında bulundu.

Platformun sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Kendi kliniğinde çalışan bir kadın hekime tecavüz eden Hasan B… ve Serkan D…, işbirlikçileri Hüseyin …TUTUKLANSIN! İlk duruşma 11 Aralık’ta görülecek. Kadınlar gerçek adaleti sağlamak için saat 10.00’da Ankara Adliyesi önünde buluşuyor!”*

Ankara Üniversitesi Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Destek Birimi (CTS) meslektaşımız Ç.’nin yanında olacak!

CTS Koordinatörü ve aynı zamanda bir hukukçu olan Prof. Dr. Gülriz Uygur kamuoyuna dönük yaptığı  bir açıklamada duruşma günü meslektaşımız Ç. ile Avukatlarının yanında olacaklarını açıklamıştı.

Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan bir röportajında Prof. Dr. Gülriz Uygur; “Tahliye Kararı Hepimizi Şaşırttı” demiş  ve devamında şu açıklamaları yapmıştı:

“Tahliye kararı hepimizi şaşırttı ve bu anlamda hepimiz de neden tahliye kararı olduğunu anlamaya çalıştık. Çünkü daha önce iki kez tahliye talebi hakim tarafından reddedilmişti. İki kez hakim tarafından reddedilen tahliye talebi, neden bir anda bayram öncesi kabul edildi? Onun için herhalde çok güçlü nedenler olması gerekiyor, bunları bilemiyoruz şu an tabii ama biz başından beri üniversitenin CTS birimi olarak mağdur arkadaşın yanında yer alacağımızı, yargılama sürecinde de onu yalnız bırakmayacağımızı beyan etmiştik. Şimdi bu beyanımız çerçevesinde mağdur arkadaşımızın avukatlığını üstlenen avukat arkadaşlarla birlikte hareket ediyoruz. Onların yanında biz de duruşmada yer alacağız mağdur arkadaşımızla beraber.” **

Gazeteci Ayşe Arman: “Hoca önce tutuklandı, sonra nedense salıverildi. Rezaletin son perdesi!”

Gazeteci Ayşe Arman peş peşe yazdığı yazılarla konuyu Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesine (T:13.06.2019) taşıdı.

Köşesinde kendi görüş ve değerlendirmelerinin yanı sıra kadın meslektaşımızın, davacı ve davalı avukatlarının görüşlerine de yer verdi.

Meslektaşımız Ç.’nin görüşlerinin yer aldığı iki makaleyi Ayşe Arman şu giriş notu ile okurlarına aktardı:

“ALLAH sizin gibi pislikleri bildiği gibi yapsın! Alın size bir ağır tecavüz vakası daha…Ç. ağlayarak anlattı bunları. Gencecik bir kız. 23 yaşında. Veterinerlik fakültesinden yeni mezun oluyor. Ve bir hayvan hastanesinde işe giriyor. Sadece üç ay çalışıyor. Geçen nisan ayında da bu feci olay gerçekleşiyor. Tecavüzüne uğradığını söylediği kişi, kerli ferli bir hoca. Herkesin bildiği, tanıdığı bir hoca. Bir profesör. O hastanenin de sahibi. Daha önceden de bu tür vukuatları var. Gazetelere haber olmuş. Meslekten men edilmeye kadar gitmiş ama son anda “maaş kesilmesi” cezasıyla yırtmış. Çünkü bugüne kadar hiçbir öğrencisi şikâyetçi olmaya cesaret edememiş. 3 Nisan akşamı, herkes gittikten sonra, Ç. nöbetçiyken elinde içki şişeleriyle geliyor. Bu görüntüler kamerayla tespit edilmiş durumda. Hastanenin kapısını kilitlediği de kamerada görünüyor. Ve sonra iğrençlikler başlıyor. Bu hikâyede yok yok. Tecavüz var, zorla alıkoyma var, darp var, zorla alkol ve uyuşturucu verme var, hastanedeki ortağıyla suç ortaklığı var, ertesi gün bir jinekoloğa götürüp, vajinal temizleme yaptırıp ‘delil karartma’ var. Kızın hastanede giydiği üniformada bulunan sperm örneği var. Annesinin o gece defalarca aramasına rağmen kıza telefonun verilmemesi var. Ve en önemlisi ortada ‘Tüm bunları yaşadım! Adalet istiyorum! Suçluların cezalandırılmasını istiyorum!’ diyen bir kız var… Ama olaya karışan herkes serbest… Hoca önce tutuklandı, sonra nedense salıverildi. Rezaletin son perdesi! Bugün ve yarın Ç.’nin anlattıklarını okuyacaksınız. Kapsamlı bir haber, yerim yok, tek güne her açısını yazamıyorum, yarın ve önümüzdeki günlerde devam edeceğim…”***

Kadın Meslektaşımızın Avukatı Aslı Koçak Arıhan: “…Ç. bunları gerçekten yaşamıştı.”

Gazeteci Ayşe Arman’ın “Bu davada hiç tereddüt ettiğiniz, şüphelendiğiniz oldu mu?” sorusuna, şiddete uğramış kadınların Baro adına gönüllü avukatlığı ile öne çıkmış ve kamuoyunun yakından tanıdığı Avukat Aslı Koçak Arıkan şu cevabı verir: “Hayır, asla! Mantık silsilesi çok doğruydu. Evet, yaşadıkları inanılmaz olaylardı, filmlerde olabilecek düzeydeydi. Ama Ç. bunları gerçekten yaşamıştı.”****

Meslek Örgütlerimiz Sessiz, Neden?

İlk duruşmaya sayılı saatler kaldı.  Peki, meslek örgütlerimiz neden sessizler? “Kol kırılır yen içinde kalır” anlayışıdır bu trajediyi ortaya çıkaran! Sessizlik, yeni ve daha büyük sorunlara davetiye çıkarır.

Olay duyulur duyulmaz kamuoyu önünde açıkça tavrını ortaya koyan TVHB, Ankara-VHO, İstanbul-VHO gibi örgütlerimiz olumlu ve doğru tavırlarını geliştirerek sürdürmeliler; diğer meslek örgütlerimiz de aynı yolda yürümeliler. Mesleği ve insanlığı yüceltecek olan bu yöndeki tavırdır.

*https://twitter.com/AnkaraKadin

**http://www.milliyet.com.tr/gundem/tecavuzcu-profesor-sorusturmasinda-yeni-gelisme-konusamiyorlar-cunku-2891120

*** http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ayse-arman/profesorun-tecavuzu-1-41242437

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ayse-arman/profesorun-tecavuzu-2-41243549

****http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ayse-arman/c-nin-avukati-asli-kocak-arihan-hastanenin-raporu-tecavuzu-destekliyor-41249511

Yorum Yaz