Haberler

İlk Duruşma Görüldü: Adalet Arayışı Sürüyor!

İlk duruşma görüldü.

Ankara Adliyesi yerleşkesinde ve 31. Ağır Ceza Mahkemesi Duruşma Salonunda meslek camiamız ve kadın mücadelesi bakımından önemli hadiseler yaşandı.

Gazeteci Burcu Yıldırım’ın kaleminden duruşma salonunda yaşananları aktarıyoruz:

Ankara’da, sahibi olduğu hayvan hastanesinde çalışan veteriner hekim Ç.B.’ye cinsel saldırıda bulunmak suçundan tutuklanan, ardından itiraz üzerine serbest bırakılan Prof. Dr. H.B. hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Mağdur kadının yaşadıklarını ağlayarak anlattığı duruşmada hakimin sık sık “Kurtulmak için bir şey yapmadın mı, engel olmaya çalışmadın mı, neden kimseden yardım istemedin” şeklindeki soruları dikkat çekti. Sanık H.B’nin kadının özel hayatına ilişkin suçlamalarda bulunduğu davada savcının ‘tutuklu yargılamaya gerek yok’ yönündeki görüşünün ardından mahkeme sanıklar hakkında tutuksuz yargılama kararı verdi.

SANIK YİNE KADININ ÖZEL YAŞAMINI ORTAYA DÖKTÜ

H.B’nin “nitelikli cinsel saldırı”, “cebir ve tehdit ile hürriyeti yoksun kılma”, “tehdit” ve “hakaret” suçlarından, delilleri yok etmede ona yardım eden S. D. “basit cinsel saldırı”, “alıkoyma, tehdit, hakaret”, “suç delillerini yok etme” suçlarından, H. Ş. ise “delilleri yok etme” suçundan yargılandığı davada ifadeler dinlendi.

Davada Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Ankara Üniversitesi ve Çağdaş Hukukçular Derneği müdahillik talebinde bulundu. Ankara Üniversitesi ve ÇHD’nin talebi reddedildi.

Davada sanık H.B. savunmasını yaparken Ç.B. dayanamayarak salon dışına çıktı.

Sanık H.B. tecavüz iddiasını reddederken Ç.B’nin özel yaşamına ilişkin bir sürü detayı da ortaya döktü. Ç.B’nin ailesinin haberi olmadan alkol kullandığını ve bakire olmadığını ileri sürerek “Ç.B bana kızdı mı, bekaretinin olmadığını kapatmaya mı çalışıyor neden şikayet etti anlamıyorum” dedi.

Hakimin Ç.B’nin vücudundaki sıyrıkları ve önlüğündeki tükürük amilazini sorması üzerine H.B, “Hayvanların olduğu ortamdayız sıyrık olabilir. Tükürük de konuşurken sıçramış olabilir” dedi.

ANKARA ÜNİVERSİTESİNİN AÇTIĞI SORUŞTURMA HAKKINDA PİŞKİN CEVAP

2016’da Ankara Üniversitesinin hakkında başlattığı taciz soruşturması ve aldığı cezanın sorulması üzerine H.B. şu yanıtı verdi: “Kadın beyanı esastır diye onların şahitlerini dinlediler, benimkileri dinlemediler. Aylıktan kesme cezası verdiler. En son da emekli oldum, Allahtan emekliliğim gelmiş yoksa beş parasız kalacaktım” dedi.

Ç.B’nin avukatının sorularına ise sanık H.B. “Başarılı olduğum için başıma hep böyle belalar geliyor” diye yanıt verdi. Telefondaki porno videonun da erkek arkadaşlar arasında yollandığını ve özel hayat olduğunu savundu.

Ç.B’nin avukatı Aslı Arıhan, diğer sanık S.D’ye herhangi bir insana serum takamayacağını ve bir insana müdahale etmelerinin yasak olduğunu belirterek hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. S.D. ise bunun suç olduğunu bilmediğini söyledi.

Sanık olarak dinlenen jinekolog H.Ş. de ifadesinde “H.B. kız arkadaşıyla içki içtiklerini, sarhoş olduklarını söyledi ve gece ne olduğunu öğrenmek için muayene geldiler” dedi.

Ç.B. ise ifadesinde 2018’de mezun olunca bu işyerinin ilanını gördüğünü ve Ocak 2019’da çalışmaya başladığını belirten B. Olay gününü şöyle anlattı: “Bir gün uykusuz bir şekilde çalışıyordum. Sekreter işten çıkarıldığı için onun işleri de bize kalmıştı. İşi aksatırsam uyarı alıyor ve azar işitiyordum. Regl dönemimdi ve midem bulanıyordu bir şey yiyemiyordum. O gün veteriner hekim S.D. erken çıktı. Sonra H.B. geldi ve elinde poşetler vardı. Akşam yemeğimi yiyip eve gideyim dedi. Ben yukarı çıkıp yemek ısıttım. Sonra H.B. yemek yemeyip içki içeceğini söyledi. İçki içiliyordu klinikte ve garipsemedim. Bana alkol isteyip istemediğimi sordu ve reddettim boşa doldurduğunu söyledim. Şaşırdım ve patronum olduğu için bir şey söyleyemedim. Ben oturdum, o içmeye başladı ne kadar içtiğini hatırlamıyorum.” H.B’nin kendisini önce sözle taciz ettiğini anlatan Ç.B. sonra darbederek tecavüz ettiğini söyledi.

HAKİMDEN ‘SEN NE YAPTIN’ SORGUSU

Ç.B. olay sırasındaki kurtulma çabalarını da defalarca anlatmasına rağmen hakimin sık sık “Sen bir şey yapmadın mı, neden engel olmaya çalışmadın, neden kimseden yardım istemedin” şeklindeki soruları da dikkat çekti.

Sanık avukatı Hatice Çağlar, Ç.B’ye kusmak, klinik içinde dolaşmak yerine neden kaçmadığını sorunca Ç.B şu yanıtı verdi: “O an ağır bir şey yaşadım, şiddet gördüm, tecavüze uğradım, 36 saat çalıştım ve regl dönemimdi bana soru soran avukat da kadın, bunları anlayacağını düşünüyorum. Bu durumda kendisi ne yapar? Kendimde değildim ve korkuyordum, telefonuma el konuldu” dedi.

Sanık S.D’nin avukatı işyerinde işleri aksattığını savunarak Ç.B’nin tecavüze uğraması ile ilişki kurmaya çalışarak sonradan dosyaya eklemelerde bulunmasını şüpheli olarak değerlendirdi.

‘ÖLMEK İSTEMEDİM’

Olayın ardından baygınlık geçirdiğini ve gece saat 2.00 civarında kendisine geldiğinde veteriner hekimin odasında olduğunu, elinin üzerinde de damar yolu açılmış olduğunu dile getirdi. Kendine geldikten sonra polisi aramak istediğini ancak H.B’nin “Buradan cenazen çıkar, aileni de öldürürüm seni de. Sen ne ilksin ne son olacaksın. Böyle bir şeyden adalette karşılığını bulacağını mı sanıyorsun. Oldu, bitti işte” diye tehdit ettiğini söyleyen Ç.B, şöyle konuştu: “Eğer isteseydi o anda beni öldürebilirdi, ona dayanacak gücüm yoktu. Sonra telefonumdan annemi aradım. ‘İyiyim diyeceksin’ dedi, ben de ‘iyiyim anne merak etme’ dedim. ‘Anne beni kurtar’ demek istedim ama diyemedim. Öldürülme korkusu yaşadım, ölmek istemedim. S.D.’de daha sonra yanıma gelerek ‘H.B. ile ne yaşadıysanız olmuş bitmiş. Tecavüzün davası olmaz bu ülkede. Kimse inanmaz sana’ dedi. Telefonla H.B. ile konuştu ve ‘Şikayet edecek gibi duruyor, ne yapalım’ dedi. Sonra da ‘Eğer öyle yapacak olursa öldürür atarız’ dedi. Ben de canımı kurtarmak için şikayet etmeyeceğimi söyledim.

H.B.’nin daha sonra da tehditlerine devam ettiğini söyleyen Ç.B. onları da şöyle anlattı: “Ben çok nüfuslu bir insanim. Elimde çıplak fotoğrafların var. Porno sitelerine atarım görüntülerini. Benim ailem, karım var. Seni öldürürüm dedi’ ve beni doktora götürdü. O anda yardım isteyip bağırmayı düşündüm ama insanlar yardım eder mi bilemedim, eğer yardım etmeselerdi beni öldürürdü. Zor yürüyordum ve yanıma gelen kadın sert bir şekilde uzanmamı istedi. Doktor geldi ve buraya ne için geldiğimi sorarak canımı acıtacak kadar sert bir şekilde özel bölgemi sildi. Sonra bir şey daha yaptılar ama bilmiyorum.”

POLİS PSİKOLOJİK ŞİDDET UYGULADI, SAVCI İNANMADI

Ç.B. jinekologdan çıkarken H.B’nin kendisine “Benim elim kolum çok uzun seni mahvederim deliller de yok olduğuna göre hiçbir şey yapamazsın. Benimle de birlikte bu klinikte çalışacaksın” dediğini söyledi. Çalışmaya devam edeceğini söyleyerek H.B.’den ayrıldığını ve eve gittiğini dile getiren Ç.B. doğum kontrol hapı alıp uyuduğunu, uyanınca da şikayet etmek için adım attığını anlattı.

Polise giderek ifade verdiğinde daha kötü durumda kaldığını söyleyen Ç.B. karakol ve savcılıkta yaşananları şöyle anlattı: “İfade verirken o kadar zorlandım ki polis memurları bana psikolojik şiddet uyguladı. H.B’yi savundular, beni doğru düzgün dinlemediler bile. Eksiklikleri hatırladıkça savcılığa başvurdum. Savcı hanım da kendinden örnek vererek ‘Ben de kadınım, sen de kadınsın, ben neden tecavüze uğramıyorum da sen uğruyorsun. Görüntülerde sen H.B.’nin koluna girmiş gibisin’ dedi.”
Ç.B’nin avukatı Aslı Arıhan savcının delilsizliğe kurban verilecek bir dosya hazırladığını ifade etti. Arıhan, “Yoğun çabamız sonucunda savcıyı değiştirdik. Bu savcı o dönemlerde tecavüze uğrayan İspanyol kadına aynı zamanda ‘o sırada dışarda ne işin vardı’ diyen savcıydı. Buraya kadar yoğun çabalarla geldik. Adli Tıp delileri de savsaklanarak verilmiş” diye konuştu.

13 YILDA GELMEYEN ADALET

Daha önce Ankara Üniversitesi’nde H.B’nin cinsel tacizine uğrayan S.H. de “Ben H.B’nin mağdur ettiği öğrencilerden biriyim. H.B. hep belden aşağı konuşurdu. Ben tez aşamasındayken tacizine uğradım. Suçu sabit bulunup kamu personelliğinden men cezası aldı, ama soruşturma YÖK’ten döndü. Maaş ve para cezası almıştı. Ben buna 13 senede gelmeyen adalet diyorum” dedi.

‘SANIKLAR TUTUKLU YARGILANSIN’

Ç.B’nin avukatı Aslı Arıhan, sanıkların tutuklu yargılanmasını isteyerek şöyle konuştu: “Sanıkların mantığa sığmayan beyanları ve çelişkili ifadeleri var. Ayrıca H.B’nin bu olay sebebiyle kamu görevinden men cezası aldığı ortada. Ç.B’nin psikolojik durumu ile ilgili rapor alınmasını istiyoruz. H.B. hakkındaki YÖK’te bulunan şikayet dosyalarının alınmasını istiyoruz. Veteriner Fakültesinde bir şeyler oluyor ve daha önceki cezasızlık sonucunda müvekkilim bunları yaşadı. Ben 25 yıllık avukatım ve resen tahliyeyi yeni gördüm. Bu insanlar, bu öğrenciler ne düşünecek! Müvekkilim sesini çıkarmasaydı H.B. kendine yeni mağdurlar yaratacaktı. Deliller toplansın, kamera kayıtları bizimle paylaşılsın ve bu kadar delil varken sanıklar tutuklu yargılansın” dedi.

SANIKLARA TUTUKSUZ YARGILAMA KARARI

Türk Tabipleri Birliğinin meslek men cezası da verdiği sanık hakkında savcı tutukluluğa gerek olmadığı, adli kontrolün devam etmesi yönünde görüş bildirdi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, adli kontrol şartının devam etmesine, sanıkların tutuksuz yargılanmasına ve delillerin incelenmesine karar verdi. Ç.B. için ise cinsel saldırı sonucu stres bozukluğu olup olmadığı yönünde rapor istenmesine karar verildi.

Dava 26 Şubat 2020 saat 10.30’a ertelendi.

Anne Ü.B. mahkeme çıkışı sanıkların tutuklanmamasına tepki göstererek “Adalet yok bu ülkede bunlar bunun için tecavüz ediyorlar” dedi.

Kaynak:

https://ekmekvegul.net/gundem/tecavuz-sanigi-profesore-tutuksuz-yargilama-odulu

Yorum Yaz