HaberlerHalk SağlığıMesleki Sorunlarımız ve Çözüm Perspektifleri

Efendiler! Demirden Olmayan Veteriner Hekimlerin Sesini Duyun Artık!

Erdoğan BER, Veteriner Hekim

Geçen yıl hemen hemen bu vakitler sitemiz için “Demirden Değiliz Biz Veteriner Hekimler Fena Halde Yıpranıyoruz!” (1) başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Yazının ilk yayınlama tarihini (site üzerinde yaptığım taramada) bulamadım. Tarımdanhaber.com sitesi bahsi geçen yazıyı 10 Aralık 2018’de  “Veteriner hekimler fena halde yıpranıyor!” başlığı ile haberleştirerek okurlarıyla paylaşmış (2). Tarımdanhaber’in paylaşımını iki binden fazla kişi; sitemizden ise yazı yaklaşık bin kişi tarafından okunmuş.

Çalışma arkadaşlarım 26 Haziran 2019 tarihinde yazıyı yeniden yayınlamışlar. Neden yeniden yayınlama gereği duyulmuştu ve  neden 26 Haziran? Araştırınca içimi yakan, insanı kahreden ve isyan duygularını kabartan bir ölüm vakasıyla yeniden sarsıldım. Hayatının baharında genç bir kadın meslektaşımız Özlem Çelik, Muğla/Seydikemer’de güç doğuma müdahale ettikten sonra ayağı elektrik kablosuna takılmış, elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmişti (3). O, canı pahasına inek ile yavrusunu kurtarmıştı!

Sitemiz de bu acı olayı haberleştirdikten sonra sözü edilen yazının yayınlama zamanını güncelleyerek veteriner hekimlerin “yıpranma hakkı talebini” bir kez daha gündeme taşımıştı. Bir kez daha veteriner hekimlerin “yıpranma hakkı talebini” güncelleme ihtiyacı duyuyoruz. Malum şimdi de gündemde ruam var. Ruamın zoonoz yönü bilinçli olarak olağanüstü düzeyde abartılarak Adalar atlardan arındırılıp motorlu araçlara açılmak isteniyor. Bu sürecin şartlarının yaratılması için atlar acımasız biçimde nesnelleştirildi ve kamuoyu yaratmanın bir aracı olarak kullanıldı. Bu ayrı bir konu. Sorumluluğun bütünüyle kamu otoritesinin dışında görüldüğü ve ruam tehlikesinin anormal düzeyde köpürtüldüğü koşullarda, yükün ağırlıklı kısmı veteriner hekimlerin sırtına bindiriliyor. Bir yandan Valiliğin akıl ve bilimle bağdaşmayan son kararları diğer yandan isyanın eşiğine getirilmiş Faytoncular. Bir yandan Adaları “at”sızlaştırmanın neden olabileceği doğa, kültür ve at katliamı diğer yandan barınma/beslenme; sağlık ve refah şartları yönünden perişan edilen atlar…Kısacası sert emirler ile sert olumsuz şartlar  arasında (inanılmaz düzeyde sıkıştırılmış halde) mesleğini yapmaya çalışan veteriner hekimler. Bir yanda bütün İstanbul’u “ürkütücü ruamdan” korumak için Adaların ve atların hapsedilmesi diğer yandan hastalıkla mücadele adı altında “demirden” veteriner hekimlerin arenanın ortasına fırlatılması…
 
Velhasıl  bu ülkede veteriner hekimlerin sorunları iki durumda gündeme taşınır: Ya her hangi bir zoonotik hastalık (toplumu tir tir titreterek) ülkenin birinci gündemi haline geldiğinde ya da bir veteriner hekim görevi başında kazaya kurban gittiğinde… 
 
Ülkeyi yönetenler veteriner hekimlere karşı kayıtsız ve vurdumduymaz.  Biz Veteriner Hekimler ise normal şartlarda taleplerimizi ileri sürecek, kamuoyu yaratacak ve çözüme kavuşturacak örgütlenme ve bilinçten yoksunuz, ne yazık ki! Bu makus talihin değişmesi umuduyla meslektaşlarımın ve bütün okurlarımızın yeni yılını kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim. Dostluk ve dayanışmayla…
 
Lütfen Bakınız:
 
2)https://www.tarimdanhaber.com/oda-ve-borsa/veteriner-hekimler-fena-halde-yipraniyor-h11324.html
 

Yorum Yaz