HaberlerHalk Sağlığı

Veteriner Bilimi Açısından Halk Sağlığında Koruyucu Hekimlik

Adnan SERPEN, Veteriner Hekim

GİRİŞ
Veteriner hekimliği mesleği dünya üzerinde en eski tarihe sahip mesleklerden biridir. Genelde hayvanların evciltilmesiyle başladığı belirtilir. İlkel insanın hastalanan hayvan ile ilgilendiği bilinmekle birlikte tarih çağlarından önceki dönemlerde hayvan hekimliği konusunda belgelere az rastlanır. Tarihin ilk yazılı belgelerinde insan hekimliği yanında hayvan hekimliğinin de yer aldığı görülür. İnsan hayatına hayvanlar birer faydalı varlık olarak girince insan bu hayvanların yaşayışı, sağlığı ve ızdırapları ile ilgilenmeğe başlamıştır. Kendi hastalıkların tedavilerinde ne düşünüyorlarsa hayvanlara da onu tatbik etmeyi uygun bulmuşlardır. İlk insan topluluklarında ailelerde tedavi görevini anne üzerine almış, ailede evcil hayvan sayısı arttıkça hayvan sürülerinin bekçisi olarak dış ortamda hayvanları göz önünde bulunduran kişi, yani çoban, hekim görevini yürüten anne ile işbirliği halinde olmuştur. Bu işbirliği sayesinde insan ve hayvan tedavisindeki bilgiler daima birlikte gelişerek çoğalmıştır.(1) Böylece evcilleştirme ile hayvanların ürünlerinden ve gücünden yararlanan insanlar, çoğu zaman onların hastalıklarıyla ilgilenmişler, sağaltımlarında kullandıkları ilaçlar insan – hayvan arasında ayrıcalık olmaksızın kullanılması sonucunda veteriner hekimlik doğmuştur.(2,3)

1762 Yılında, pratisyen veteriner hekim,ayni zamanda hayvan hastalıkları konusunda usta bir yazar olan Claude Bourgelat, 1761 yılında zamanın Fransız Danıştayı’ndan Lyon’da “ Sığır, At, ve diğer evcil hayvanların Anatomi ve Hastalıkları “nın eğitimi için okul açma yetkisi alıp eğitime başlayıncaya kadar geçen uzun sürede hayvan hastalıkları konusunda veteriner hekimlik alanında ilerleme kaydedilirken halkın sağlığının korunmasına yönelik koruyucu hekimlik hizmetlerine de şahit olmaktayız. Şöyle ki; örneğin eski mısırda kurban edilen hayvanların insan sağlığına zarar vermemesi için et kontrolü yapılmaktaydı.(1) Yine M.Ö 3000-4000 yıllarında mezopotamyada Sümerler süt hijyenine önem vermişler, sütün hijyenik sağımı ve saklanması için bir takım kurallar getirmişlerdi, benzer şekilde Ur kralı tarafından sütün hayvandan hijyenik sağımı ile ilgili kurallar getirmiş, bu kuralları kabartma heykellerle görsellik kazandırmışlar ve sağılan sütler ağzı dar kaplarda toplanarak sağım odası bitişiğinde bulunan bir bölmede süzüldükten sonra dar boyunlu kaplarla nakledilirdi.(4) Dolayısıyla veteriner hekimliği uygulamalarının insanlık tarihi kadar eski olduğu ve hayvan hastalıkları tedavisi yapılırken tedavi ettikleri hayvanın ürünlerinin kendilerine zarar vermeyecek şekilde tedbirler alarak ihtiyaçları dahilinde kullandıklarını ve tükettiklerini tarihi belgelerden öğreniyoruz. Henüz Veteriner Biliminin doğmadığı ve bilimsel anlamda veteriner hekimliği mesleğinin ortaya çıkmadığı 18. yy’ın başlarında, 1711-1714 yılları arasında salgın hayvan hastalıkları ile yakından ilgilenmek zorunda kalan o dönemin İtalya’sında Dr. Lancisi, yine zamanın İngiltere’sinde Dr. Bates yaptıkları araştırmalarla hayvan hastalıklarına bilimsel bir yaklaşım getirmişler ayni zamanda veteriner hekimliğe bilimsel yaklaşımın başlangıcı
olmuştur.Gerçekten de 1762 yılında ilk kez Fransa’da ( Lyon) açılan Veteriner Okulundan sonra Avrupa ve Amerika’da veteriner okullarının açılmasında hekimler baş rolü oynamıştır.(3) 1700’lü yılların başında başlayan ve uzun yıllar avrupada meydana gelen sığır vebası salgını çok sayıda hayvanın ölmesine neden olmuş, zamanın hekimlerine danışılmasına rağmen bir sonuç alınamamıştır. Hayvan ölümleri sonucunda ortaya çıkan açlık insanları bu hastalığa çare bulabilmek için bir arayışa sevk etmiştir. Bu arayışın sonunda dünyada ilk veteriner hekimliği okulu 1762 yılında Fransa’nın Lyon şehrinde Claude Bourgelat tarafından  3. Uluslararası 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi açılır ve eğitime başlar. Fransa’nın öncülüğüyle başlayan veteriner okulları açmak fikri kısa zamanda kıta Avrupa’sına yayılır.(1)

Veteriner Hekimlik ve Halk Sağlığı İlişkisi:
Hekimlik mesleği insanlık tarihinden bugüne daima insan hekimliği ve hayvan hekimliği olmak üzere iki alanda gelişerek bugünlere gelinmiş, bugünlere gelirken E. Lechlainche’ın belirttiği gibi insan ve hayvan hekimliklerinin çok uzun bir süre bir arada yoğrulduğunu; insanın kendisine yaptığı tedavileri hayvanına da uyguladığını belirtmiştir. Bunların sonucunda; E. Lechlainche’ın belirttiği gibi insan oğlunun gerek kendisinin, gerek birlikte yaşadığı hayvanın sağlığını ilgilendiren hastalıkların tedavilerini yaparken ayrım gözetmeksizin kendisine uyguladığı tedavi şeklini benzer şekilde birlikte yaşadığı hayvanına da uygulaması, insan ve hayvan hekimliklerinin çok uzun bir süre bir arada yoğrulmuş olduğunu düşündüğümüzde, hekimlik mesleği ile halk sağlığı biliminin geçmişinin çok eski yıllara dayanmış olması veteriner hekimliği mesleğinin halk sağlığı ile olan ilişkisinin hekimlik mesleği kadar eski olduğunu ortaya koymaktadır.(5)

Hayvan hekimliği, insan hekimliği ve halk sağlığı bilim dalları koyun, keçi, sığır, at, köpek, kedi ve diğer hayvanların toplumun ihtiyaçlarını karşılamak üzere evcilleştirildiği ilk çağlardan beri etkileşim halindedir.(6) 1776 yılında James Watt’ın (1736 – 1819) buhar motorunu bulması sanayileşmenin başlangıcı olarak kabul edilir. Bu dönemde sanayiciler sanayi ürünlerini ucuza mal etmek ya da daha çok kar sağlayabilmek amacıyla sanayide çalışan işçileri yarı aç çalıştırmışlardır. Bu nedenle sanayileşme devrimi yüzbinlerce insanın yoksulluğu ve yoksunluğu canı pahasına elde edilen bir gelişme olmuştur. Tarih boyunca hiçbir gelişme, belki de bu denli pahalıya mâl olmamıştır.James Watt’ın 1776 yılında buhar motorunu bulmasıyla başlayan sanayileşme dönemi toplum sağlığına önem verilmesini savunanların sayısı hızla artmasına neden olur. James Watt’ ın 1776 yılında buhar motorunu bulması ile ortaya çıkan sanayileşme faaliyeti dünyada başta şehir hayatı olmak üzere ticaret, seyahat ve turizm alanında yeni bir dönemin başlaması ile birlikte hem insan sağlığı, hem hayvan sağlığı açısından yeni bir dönemi başlar. Sanayileşmenin zorunlu kıldığı sömürgecilik ve ülkelerarası ticaret, sadece mal taşınmasında değil hastalık değiş tokuşuna da yol açmıştır. Amerika’nın keşfi ile Avrupa’dan Amerika kıtasına başlayan göç furyası ile göçmenler beraberinde götürdükleri çeşitli evcil hayvanlarla birlikte hastalıkları da taşırlar. Yoğun göçmen akını ile birlikte zamanın Amerika kıtasında insan ve hayvanlar arasında ciddi bulaşıcı hastalıklar patlak verir alır. Yine dünyada hüküm süren “Sığır Vebası” hastalığı, dünyayı o kadar tehdit etmiş ki 1762 yılında ilk veteriner okulu kurulduktan 100 sene sonra İngiltere’nin yeni Edinburg Veteriner Koleji Profesör’ü John Gamgee’nin Avrupa’yı Sığır Vebası’ndan koruyabilmek için uluslararası bir kongrenin yapılmasını önerir ve 1863 yılında Almanya’nın Hamburg kentinde ilk “Uluslararası Veterinerler Kongresi”nin toplanmasına da neden olur. Kongrede, John Gamgee; hayvan nakli ve trafiğinin hayvan hastalıklarının yayılmasında oynadığı role ve tehlike ye dikkat çekmesi sonucunda ilk olarak “ Hayvan Hastalıklarıyla Savaşımda Kurallar” saptanır ve konur.(5)Böyle uluslararası bir kuralın uygulamaya konulması hem hayvan ve hem de halk sağlığı açısından önemlidir. Çünkü dünyada ulaşım olanakları ve teknolojileri geliştikçe canlı hayvan ve hayvansal ürün ve gıda ticareti de beraberinde gelişeceği için hastalıklı hayvanların ve hastalıklı hayvanlardan kaynaklanabilecek hayvansal ürünlerin ve gıdaların tüm dünyaya yayılmasının önüne geçilmiş oldu.

Veteriner tıp biliminin insan sağlığına olan katkısı binlerce yıldır bir temel teşkil etmiş, bu katkı halen devam etmektedir. Genel olarak bu katkı dünya üzerinde çoğunlukla kırsal kesim için önem arzeden çiftlik hayvancılığı, gıda üretimi, hayvanların gücünden yararlanma ve taşımaclıktan ibaret değildir. Hayvan hastalıkları üzerine yapılan çalışmalar ve hastalıkların yönetiminin bilinmesine, hem de çevre kalitesinin iyileştirilmesine bir temel teşkil etmektedir. Veteriner hekimliğin halk sağlığı ile olan ilişkisi 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da başlamış olmakla birlikte Amerika’da kamu sağlığı alanında 19. ve 20. yüzyıllarda sosyal reformlardan etkilenen halk, ilk kez bu dönemlerde hayvan hastalıkları ve problemleri ile ilgilenmeye başlaması sonucunda veteriner hekimliğin halk sağlığına ciddi katkılarda bulunmasıyla önemli gelişmeler sağlanmıştır. Gerçek anlamda veteriner hekimliğin halk sağlığına olan katkısı ve ilişkisi dünyada halk sağlığı kavramının ilk defa ortaya çıkışına rastlayan sanayileşme döneminde toplum sağlığına önem verilmesini savunanların sayısının hızla artmaya başladığı dönem ile bağlantılı olduğunu söylenebilir. Çünkü bu dönemde kırsaldan kente doğru yaşanan hızlı göçün oluşturduğu sağlıksız kentleşmenin ortaya çıkardığı insan toplulukları arasında baş gösteren bulaşıcı hastalıkların rolü hiçbir zaman yadsınamaz. Örneğin: A.B.D’de 1881’den 1926 yılına kadar 45 yılda 800’e yakın, Almanya’da 1923 ile 1938 yılları arasında 15 yılda 681 süt’e bağlı, İngiltere’de 1912 ile 1937 yılları arasında 26 yılda 113, İtalya’da ise 1935 -1936 yıllarında İtalya’da Roma merkez süthanesine bağlı olarak  süt tüketiminden kaynaklanan salgınlar meydana gelmiştir. İngiltere’de 14.000 kişi bu salgınlardan etkilenmiş, İtalya’da ise süte bağlı meydana gelen salgınlardan binlerce kişi hayatını kaybetmiştir. Çünkü sağlıksız şartlarda yaşamlarını sürdüren bu topluluklar içinde ayni zamanda kentlerin çevrelerinde oluşan sağlıksız yaşam şartlar içinde yaşamlarını sürdüren belli bir kesimin yine göç eden insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla çok ilkel şartlarda süt üretimi ile uğraşması sonucunda ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklar zamanın hekim ve veteriner hekimlerini halkın sağlığının korunmasında ve çözüm üretilmesinde ortak hareket etmeye sevk etmiştir.(5) Tüm bu gelişmelerin yaşandığı ve sağlıkla ilgili politikaların E. Chadwick, Lemuel Shattuck, Solomon Neumann, Jules René G. Guerin, Alfred Grotjahn, L. Chajes ve Prof. Dr. Rudolf L. C. Virchow tarafından tartışıldığı sırada 1884 yılında New York’ta “D.Appleton and Company” tarafından, Veteriner Hekim Frank S. Billings’ın < Hayvan Hastalıklarının Halk Sağlığıyla İlişkisi ve Halk Sağlığının Korunması ( The Relation of Animal Diseases to The Public Health and Their Prevention ) > adlı kitabı yayınlanır. Söz konusu kitabın açılış cümlesinde yer alan hayvan hastalıklarının halk sağlığı ile olan ilgisini açıklayan ifadesi o yıllar itibariyle halk sağlığı kavramının yeni yeni ortaya çıktığı bir sırada gündeme gelmesi, veteriner biliminin halk sağlığı ile ilişkisini somut olarak ortaya koymasından dolayı çok önemliydi. Frank S. Billings, “Hayvan Hastalıklarının Halk Sağlığı İlişkisi”nin sosyal boyutunun olduğunu ortaya koyarak, bunun bilimsel gelişmelere bağlı olduğunu işaret ederek dikkat çeker. Frank S. Billings, tarafından “Hayvan Hastalıklarının Halk Sağlığı İlişkisi”nin ortaya konması ve ayni zamanda Amerikalı Veteriner Hekimler’in halk sağlığı ile yakından ilgilenmeleri Veteriner Hekimliği mesleğinin, Veteriner Biliminin, “Halk Sağlığı Bilimi” ile olan bağını ve katkılarını daha belirgin bir şekilde ortaya koyabilmek amacıyla İngilizce’de çok yeni ve özel bir terim olan Veterinary Public Health ( Veteriner Halk Sağlığı ) terimini kullanırlar. Frank S. Billings, ortaya koyduğu çok ciddi bilimsel kanıtlarla insanların hayvan hastalıklarından korunabilmesi için Veteriner Halk Sağlığı’nın önemini anlatarak amansız bir şekilde savunur. Frank S. Billings, hastalıklı inek kadar ineğin sütünün de çok önemli bir hastalık kaynağı olduğuna dikkat çekerek gerçek bir Veteriner Halk Sağlığı’nın vizyonunu ortaya koyar.Benzer çalışmalar ayni yıllarda Avrupa’da özellikle Almanya’da Trichinosis hastalığının yayılmasını önlemek amacıyla Prof. Dr. Rudolf L. C. Virchow tarafından yapılan araştırma ve çalışmalar gıda hijyeni ve et muayene sisteminin gelişimini sağlamıştır. Prof. Dr. Rudolf L. C. Virchow Trichinosis hastalığı ile ilgili yaptığı bilimsel araştırma sonucunda et muayenesinin veteriner hekimler tarafından yapılmasının önemine değinir. Prof. Dr. Robert Van Ostertag et muayenesine kazandırdığı bilimsel muayene programları ile “ Et Muayenesi”nin babası olarak halk sağlığı alanında yerini alır. Dünyanın sayılı Veteriner Hekimlerinden olan ve Salmonella’yı ilk defa 1885 yılında identifiye eden Dr. Daniel Emler Salmon, 1890‘da Veteriner Halk Sağlığı’nın önemli savunucularından biri olmuştur. O dönemlerde organize olan Amerikalı Veteriner Hekimler, Amerikan Veteriner Halk Sağlığı Kurulunu oluşturarak Veteriner Halk Sağlığı’nı;” hastalıkların önlenmesi, yaşamın korunması ve insanlığın verimliliği ile refahı adına veteriner tıp bilimin den etkilenen ve onu etkileyen tüm toplumsal olayları kapsamaktadır.” şeklinde ilk defa tanımlarlar.(5)

1946 Yılında New York’ta yapılan BM ‘nin, Ekonomik ve Sosyal Konseyi toplantısında, BM’e bağlı WHO [ World Health Organization ( Dünya Sağlık Örgütü < DSÖ>) ]’tü kurulması tartışılır.Yapılan tartışmalar sırasında ilk defa resmi düzeyde Veteriner Halk Sağlığı terimi kullanılır. New York’ta düzenlenen BM ‘nin, Ekonomik ve Sosyal Konseyi
toplantısında alınan karar sonucunda BM’e bağlı DSÖ’nün kurulması kararlaştırılır ve 1948 yılında resmen kurulur. Ayni yıl DSÖ bünyesinde Veteriner Halk Sağlığı departmanını oluşturulması için ayni zamanda Virolog olan Martin M. Kaplan (1915 – 2004) görevlendirilir ve Veteriner Halk Sağlığı birimini kurar. 1955 Yılında Veteriner Halk Sağlığı’nın Avrupa bölümü kurulur.1902 yılının Aralık ayında kurulan PanAmerikan Sağlık Örgütü [ Pan American Health Organization ( PAHO ) ], DSÖ ile yaptığı antlaşma çerçevesinde 1949 yılından itibaren bağlı kuruluş olarak faaliyetlerine devam eder ve ayni yıl bünyesinde Veteriner Halk Sağlığı birimi oluşturulur. Benzer bir yapılanma UN/FAO [United Nations /Food and Agriculture Organization (Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Teşkilatı)] ve O.I.E [Office International des Epizooties (Uluslararası Dünya Bulaşıcı Hayvan Hastalıkları Örgütü <U.D.B.H.H.Ö>)] kuruluşlarında gerçekleştirilir. DSÖ, 11-16 Aralık 1950 tarihlerinde İsviçre’nin Geneva şehrinde yapılan “ Joint WHO/FAO Expert Group on zoonoses ” toplantısında Amerikan Veteriner Halk Sağlığı Kurulu’nun;” hastalıkların önlenmesi, yaşamın korunması ve insanlığın verimliliği ile refahı adına veteriner tıp bilimin den etkilenen ve onu etkileyen tüm toplumsal olayları kapsamaktadır.” şeklinde yapmış olduğu Veteriner Halk Sağlığı tanımı aynen kabul edilir. Bu tanım yıllar sonra DSÖ,FAO,O.I.E ile bir araya gelen ve 18 ülkeden 28 uzmanı bünyesinde barındıran veteriner halk sağlığı çalışma grubu tarafından: ”veteriner tıp biliminin insanın mantıksal, fiziksel ve sosyal yapısına olan katkıların tümü” olarak tanımlanır.(5)

Veteriner Halk Sağlığı’nın Uğraş Alanları:
Veteriner Halk Sağlığı; tarım ile halk sağlığı arasında bağı kuran soyut bir kavramdır. Çünkü veteriner hekimliği hizmeti hem sağlık, hem tarım disiplinlerini kapsayan hizmetler bütününü  içerir. Bunda veteriner hekimin insan sağlığına katkıda bulunmasının yanında hem bir tarım bilimci, hem sağlık bilimcisi olarak halkın refahının sağlanmasında eşsiz bir konuma sahip olmasının önemi büyüktür. Bundan dolayı veteriner hekim bir tarım ve sağlık bilimci olarak disiplinlerarası çalışmalarda sıklıkla merkezi bir role sahiptir. Veteriner hekimin tarım ve sağlık bilimleri alanlarında ki gelişimi çağlar boyunca insanlığın iki ana düşmanı olan açlık ve hastalıklar mücadelede eş zamanlı katkıda bulunmasını sağlamıştır. Bu katkının sağlanmasında veteriner hekimin geniş bir biyoloji bilgisine sahip olmasının rolü hiçbir zaman yadsınamaz. (5,7)

Veteriner Halk Sağlığı A.B.D’de; hayvanlardan insanlara geçen bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, bu hastalıkların hayvansal gıdalarla olan ilişkisinden kaynaklanan sağlık sorunlarının önlenmesi şeklinde ilk defa gündeme gelmiş, daha sonra ilave bir çok konu uğraş konuları içine dahil olmuştur.

Veteriner Halk Sağlığı’nın faaliyet alanlarını üç ana grupta sınıflandırmak mümkün, bunlar;

-Hayvan Sağlığına yönelik asli görevler:

– Zoonozların teşhis,izlenmesi ve kontrolleri,
b ) Bulaşıcı olmayan hastalıklarla ilgili epidemiyolojik karşılaştırmalı tıp çalışmaları,
c ) Veteriner ve İnsan Hekimliği alanında pratik hayvan hekimliği bilgi alışverişi,
d ) İnsanlar için zararlı olan çeşitli ısırıcı ve sokucu,zehirli hayvan türlerinden korunma,
e ) Hayvansal kökenli gıdaların ahırdan sofraya kadar sağlık koşullarının kontrolu,
f ) Hayvansal atıkların çevreye zarar vermeyecek şekilde bertarafı,
g ) Çeşitli araştırma çalışmaların kullanılan laboratuar hayvanlarının üretim ve bakımları,
h ) Çeşitli bakanlık kuruluşları bazında veteriner ve hayvancılıkla ilgili çeşitli hizmetler,
i ) İnsan sağlığını ilgilendiren tüm hayvan hastalıklarıyla konularda teknik hizmetler v.s,

– Biyomedikal görevler:
Tamamen halk sağlığına yönelik görevlerdir. İnsan hekimleri ve diğer halk sağlığı bileşenleri ile ortak çalışmaları içerir.
a ) Genel Epidemiyoloji,
b ) Biyolojik maddelerin üretimi ve kontrolü,
c ) Biyoteknolojik çalışmalar yapmak,
d ) Yeni ilaç geliştirme çalışmaları,
e ) Çevre Sağlığı,
f ) Nüfus planlaması, doğum kontrolü ve üreme fizyolojisi çalışmaları,
g ) Nükleer tehlike ve kazalara karşı koruyucu tedbirlerin alınması,
h ) Çeşitli halk sağlığı konularında araştırma çalışmaları v.s

-Genel görevler:
a) Halk sağlığı bünyesinde çeşitli araştırma çalışmalarında kullanılan hayvan hastalıklarına karşı alınacak koruyucu önlemler,bu konuda eğitimlerin verilmesi,
b) Çeşitli halk sağlığı programlarının koordinasyonu,planlanması ve uygulanmasını yönetmek
c) Ülkenin sosyo-ekonomik durumu ile ilgili olarak veteriner sosyal tıp açısından çalışmalar yapmak,raporlar hazırlamak ve ilgili makamlara iletmek.
d) Halk sağlığı alanında görev yapan insan hekimleriyle insan sağlığını ilgilendiren konularda ortak çalışmalar yapmak v.s, (5) şeklinde sıralayabiliriz.

Bugün A.B.D’de HS alanında yüksek lisans düzeyinde MPH eğitimi almış Veteriner Halk Sağlıkçıların görevleri şunlardır:
-Gıda Güvenliği ve Korunması
-Hayvansal Gıda Kontrolü
-Yeni Hastalıklardan/zoonozlardan koruma ve kontrol
– İnsan Sağlığı programları
– Çevre,Yaban Hayat Sağlığı, Evcil Hayvan Sağlığı, insan ilişkisi
– İmmunizasyon programları
-Çevre / Ekosistem Sağlığının korunması,
-Toksikolojik kontaminantlar, Yaban hayat sağlığının korunması
-Acil durumlarda ilk yardım ( insan ve hayvan ),
-Biyolojik ve Tarımsal Terörizmle mücadele,
-Salgın hastalıkların araştırılması,
-Sağlığın geliştirilmesi,
-Zarar,hasar tespiti ve önlenmesi
-Meslek sağlığı programları
-İlaç etkileşimi ve güvenliği çalışmaları,
-Araştırma ve hayvan araştırmaları
-Ulusal ve global sağlıkla ilgili hizmetler,
-Ve diğer alanlara yönelik görevler.(5)

Veteriner hekimlerin halk sağlığı ile ilgili bu görevleri sivil veteriner hizmetlerinin yanı sıra askeri veteriner hizmetleri olarak askeri veteriner hekimler tarafından yürütülmektedir.

Veteriner Halk Sağlığı Eğitimi:
Halk sağlığı kavramı ilk defa hekimler tarafından tıp camiası tarafından ortaya atılıp, geliştirilmesi ve giderek bir bilim haline gelmesi sonucunda Kanada’da ilk defa uzmanlık unvanı 1912 yılında Toronto Üniversitesi tarafından verilmiştir. A.B.D’de ilk halk sağlığı eğitimine başlayan okul, 1916 yılında John Hopkins Halk Sağlığı ve Hijyen Okulu olmuştur. Kanada’da Veteriner Hekimler için ilk “ Halk Sağlığı ” eğitimi McGill Universitesi tarafından 1938 yılında müfredat programına alınır. İlk veteriner hekim kökenli halk sağlığı mezunlarından olan Dr. J. A. Dufresne, Dr. J. A. Folingsbee, Dr. P. Jacob, Dr. M. R. Knox ve Dr. O. S. Nordland McGill University‘nden 29 Mayıs 1941 tarihinde Veteriner Halk Sağlığı eğitimlerini tamamlayarak diplomalarını alırlar. Zamanın Amerikan tıp okullarının halk sağlığı bölümlerinde Veteriner Hekimler MPH (Master of Public Health) düzeyinde halk sağlığı eğitimi almaya başlarlar. A.B.D’de bu tür eğitimi alan ilk Veteriner Hekim William Shannon Harvard – MIT Halk Sağlığı Okulu’nda 1914 Yılında eğitimini tamamlar. Daha sonra çok sayıda veteriner hekim MPH düzeyinde halk sağlığı eğitimi alır. Bugün A.B.D’de Halk Sağlığı Okulları, kendi Üniversiteleri içinde diğer okul ve kolejlerle iş birliğine dayanan uzun bir geçmişe sahip olup çiftli eğitime dayanan bir takım olanaklar sağlamaktadır. Halk Sağlığı Okullarında sadece tıp kökenli Hekimler için MD/MPH düzeyinde halk sağlığı eğitiminin yanısıra, Hukukçular için JD/MPH, Diş Hekimleri için DDS/ MPH,Veteriner Hekimler için DVM/ MPH, Sosyologlar için MSW/ MPH, Hemşireler için MSN/ MPH ve iş dünyasında
yöneticilik yapan kişiler için MBA/ MPH düzeyinde halk sağlığı eğitimi verilmektedir. Bu eğitim kombinasyonunda her mesleğin kendi alanlarına yönelik mesleki müfredatlar yer almaktadır. Yeni anlayışla Halk Sağlığı eğitiminde Birleştirilmiş Yüksek Lisans Eğitimi (Combined DVM -MPH Program ) “ Tek Tıp-Tek Sağlık ” yaklaşımlı öğrenci eğitim modeline benimsenmiş ve farklı disiplinlerden öğrenciler eğitimlerine bu program müfredatı çerçevesinde katılmakta ve farklı bakış açıları kazanmış uzmanlar yetiştirilmektedir. Bu programda Biyoistatistik, Halk Sağlığı Yönetimi ve Politikası, Çevre Sağlığı, Sosyal ve  Davranışsal Bilimler, Epidemiyoloji ve Halk Sağlığı Uygulamalarını da içeren bir yüksek lisans programıdır. Eğitime farklı disiplinlerden öğrencilerin katılımı ve farklı bakış açılarını kazandırılması ve çözüm öneri geliştirmeleri beklenmektedir. Bu eğitim interdisipliner olarak gerçekleştirilmekte olup teorik derslerden sonra alınan pratik eğitimler ve bunlarından çıkartılan sentezlerle tüm eğitim komponentleri tamamlanmış olmaktadır. ABD’de bulunan Veteriner Fakültelerinde Veteriner Halk Sağlığı eğitiminde: uygulamalı epidemiyoloji, salgın hastalıklarla mücadele, iletişim ve liderlik vasıflarının geliştirilmesi, çevre duyarlılıkların geliştirilmesi, farklı disiplinlerle ortak ekip çalışmasına uyma becerisi geliştirme eğitimlerinin önemli özellikleri olarak belirtilmektedir. (5)

Sonuç:
Veteriner Halk Sağlığı; veteriner hekimliği mesleğinin makul ölçülerde “İnsan sağlığını korumak ve geliştirmek için profesyonel Veteriner Hekimliği hünerlerinin, bilgi ve kaynaklarının uygulanmasına tahsis edilmiş halk sağlığı hizmetlerinin bir komponenti” anlamındadır. Zaman içinde halk sağlığı ve veteriner hekimliği faaliyetlerinin tıbbi ve teknolojik ilerlemelere bağlı olarak birlikte yürütülmesi, insan ve hayvan sağlığının korunmasına yönelik çeşitli faydalar sağlamıştır ve sağlamağa devam etmektedir. Bu nedenle Veteriner Halk Sağlığı faaliyetleri günümüz dünyasında insan ve hayvan sağlığı ile yaban hayat ve ekosistem sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu önem, son yıllarda daha belirgin bir şekilde ortaya çıkan küresel ısınmaya bağlı ekosistem sağlığının bozulmasına bağlı iklim değişiklikleri daha da artmaktadır.(5) Veteriner Halk Sağlığı, insan sağlığını etkileyen ve katkıda bulunan her türlü sosyal, tıbbi ve ekonomik hizmetlerin planlanmasında göz önüne alınması gereken bütüncül bir veteriner hekimliği hizmetini içerir.

KAYNAKLAR
1. Erk,N.Veteriner Tarihi.A.Ü.Veteriner Fakültesi Yayınları:352, Ders Kitap No:251,1978 – ANKARA
2. Özgür A. Veteriner hekim terimi üzerine tarihsel bir araştırma. AÜ Veteriner Fakültesi Dergisi, 1997; 44: 1-8.
3. Dinçer F. Veteriner hekimlik ve halk sağlığı ( Dünyada ve Türkiye’de ). Gıda Bilimi ve Teknolojisi Dergisi, 1980; 3(1-2).
4. Adam,N. Ankara sütlerinde ,laboratuvar ve fabrika pastörizasyonundan evvel ve sonra tespit edilen mikrop grupları. A.Ü.Veteriner Fakültesi Yayınları:117, Çalışmalar:62, 1960 – ANKARA
5. Yılmaz,O.,Cevizci,S.,Serpen,A.Dünyada Veteriner Halk Sağlığı Tarihine Genel Bir Bakış.IV.Veteriner Hekimliği Tarihi ve Meslek Etiği Sempozyumu,21-23 Mayıs 2014 – SAMSUN
6. Cevizci,S.,Erginöz,E.Kamu Sağlığına Yönelik Veteriner Halk Sağlığı Hizmetleri ve Bu Alandaki Fırsatlar.Fırat Üniversitesi Sağlık Bilimleri Veteriner Dergisi, 2009:23 (1) :65-71 – ELAZIĞ
7. SCHWABE,W,C.The Implications of Veterinary Practice. Veterinary Medicine and Human Health. 1st (first ) Edition,1964-The Williams and Wilkins Company, Baltimore – USA

Kaynak: 

https://uhsk.org/2019/images/KONGRE2019.pdf

Yorum Yaz