HaberlerHalk SağlığıMesleki Sorunlarımız ve Çözüm Perspektifleri

Doktorlar Şiddete Karşı Mücadele Ediyorlar! Ya Biz Veteriner Hekimler!

Erdoğan BER, Vet. Hekim

Haber/Analiz

TTB’nin 2019-Sağlık Raporu’nda “Sağlıkta Şiddet” ile ilgili çarpıcı bilgiler yer almıştı.

2018 yılında sözel, fiziksel, fiziksel-sözel olmak üzere toplam 15 bin 841 şiddet vakası yaşanmış.  Bunlardan 11 bin 204’ü yargıya taşınmış. 2019 ilk yarısında  (1 Ocak-31 Temmuz 2019 tarihleri arasında) ise toplam 10 bin 731 sağlık emekçisine yönelik şiddet vakası gerçekleşmiş. Bunlardan ise  6 bin 726’sı yargıya taşınmış…

Beşeride çalışan sağlık emekçileri önemli ölçüde örgütlü. Türk Tabipleri Birliği ve bağlı odalar ile Sağlık Emekçileri Sendikası ve bağlı şubeleri her yönden üyelerine sahip çıkıyorlar.  TTB ve SES, her şeyden önce,  üyelerinden ya da faaliyet yürütükleri alanlarda, çalışanların başına gelenlerden haberdarlar. Veteriner Hekimler örneğinde olduğu gibi sahipsiz ve savunmasız değiller. 2018 ya da 2019 yılında sözel, fiziki, sözel-fiziki saldırıya uğrayan veteriner hekim sayısını bilenimiz var mı? Bu vakâlardan  kaçı yarıya taşınabilmiştir, bunlara karşı TVHB ve bağlı odalarımız neler yapmışlardır? Tabloya egemen olan sınırsız bir kayıtsızlık. Kimi Odalarımız  ise kayıtsız değilmiş gibi görünüyorlar; ama gerçekten kayıtsızlar.  “Mış” gibi yapmakla, “görüntüye oynamakla”  sorunlar açığa çıkarılamıyor, sorunların kaynakları ortadan kaldırılmış olunmuyor. İdare-i maslahatçı, bürokratik zihniyet ve davranış çizgisi mesleğin sürekli kan kaybetmesine sebep oluyor. Yağmur-kar-kış demeden sorunlarının çözümü için mücadele etmeyenler, siyasal iktidarın şimşeklerini üzerine çekmeyi göze alamayanlar,  kimse tarafından da ciddiye alınmalarını beklemesinler. Boşuna. Haklar mücadele ederek, bedel ödenerek kazanılır. Sokağı, alanları daha baştan dışlayan; hak aramayı, bürokrasi veya işverenlerle görüşmelere ya da yargı yoluna indirgeyenlerin toplum ve meslek yararına elde edecekleri hiç bir şeyleri yoktur. Veteriner Hekimlerin neden diğer sağlık çalışanları ile birlikte “fiili hizmet zammı” kapsamına alınmadıklarına “biraz da” buradan bakmakta fayda vardır.

***

Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan Dr. Burak Altunpak’ın maruz kaldığı fiziki şiddet sonrası, yağmur-soğuk denilmeden İstanbul TTB  ve SES tarafından, yapılan basın açıklamasının ayrıntıları:

“Yaşanan şiddet olayına karşı İstanbul Tabip Odası (İTO) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri, 7 Ocak 2020, Salı günü 12.30’da hastane önünde “Sağlıkta Şiddete Alışmayacağız! Sessiz Kalmayacağız!” başlığıyla ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına İTO başkanı Dr. Pınar Saip, İTO Genel Sekreteri Dr. Osman Öztürk, Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Murat Ekmez, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Samet Mengüç, saldırıya uğrayan meslektaşımız Dr. Burak Altunpak, CHP İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker ve çok sayıda hekim, sağlık çalışanı katıldı.

Basın açıklamasında bir konuşma yapan İTO Başkanı Dr. Pınar Saip şunları söyledi: “Yeni yıla mutlu haberlerle başlamak isterdik, ama ne yazık ki yine bir sağlıkta şiddet olayı sebebiyle bir aradayız. Sağlıkta şiddet ülkemizde bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Sağlıkta şiddet neden durdurulamıyor, neden giderek artıyor? Bunun en büyük nedenlerinden biri sağlıkta performans sistemidir, Sağlıkta Dönüşüm Programıyla getirilmiş olan 5 dakikada hasta bakma dayatmasıdır. Bir hekim hastasına yardımcı olabilmek için en az 20 dakika vakit ayırabilmelidir. Bu yüzden sağlıkta performans sisteminden vazgeçilmelidir. Yöneticiler sağlık sisteminde yaşanan sorunların sorumlusu olarak sağlık çalışanlarını göstermektedir. Sağlık sistemi çökmüştür; sevk sistemi işlememektedir, acil servislerde büyük, gereksiz bir yığılma söz konusudur. Kışkırtılmış bir talep söz konusudur. Hekimlere ve sağlık çalışanlarına karşı hükümetin kullandığı hürmetsiz, hedef gösterici dil iç paralayıcıdır, saygıyı yok etmektedir. İstanbul Tabip Odası olarak 6331 sayılı Yasa gereği sağlık çalışanları şiddete uğradığında işi bırakma hakları olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Bizler hekimlik yapmak istiyoruz, hastalarımıza yeterli süreyi ayırmak istiyoruz, sağlıkta şiddetin olmadığı bir ortamda çalışmak istiyoruz. Hastanelerde çalışma güvenliğinin sağlanması Sağlık Bakanlığı’nın, sağlık müdürlüklerinin, başhekimlerin görevidir. Buradan bir kez daha uyarıyoruz. Şiddete karşı verilen cezaların caydırıcı olmasını istiyoruz. TTB tarafından hazırlanan sağlıkta şiddet yasa tasarısının bir an önce yasalaşmasını istiyoruz.”

Ardından ortak basın metnini SES Bakırköy Şube Eş Başkanı Nuran Güngör kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada şunlar dile getirildi:

Sabah işe gitmek için evden çıkıp, iş yerinde şifa vermek için çabaladığımız insanlar tarafından şiddete uğramayı, öldürülmeyi kabul etmiyoruz! Sağlık kurumlarında şiddetin kanıksanmasını, normalleştirilmesini kabul etmiyoruz! Sağlığı korumak, şifa vermek üzere kurulmuş bir mesleğin mensuplarının görevi başında şiddete uğramasını, öldürülmesini kabul etmiyoruz!”

Haber Kaynağı:

istabip.org.tr (07.01.2019)

Yorum Yaz