HaberlerHalk Sağlığı

Ruam Hastalığının Araçsallaştırılması ve Adalar’daki Son Durum Üzerine…

Erdoğan BER, Veteriner Hekim

Adalar’daki fayton taşımacılığı, atlar ve ruam hastalığı çok defa kamuoyunun gündemi oldu. Ne yazık ki sağlıklı bir bilgilenme, karşılıklı anlama ve tartışma ortamı yaratılamadı. Gerçeklerin üstü, ötekileştirici söylemlerle, suçlayıcı ithamlarla ve gürültüyle kapatıldı.

Atlara eziyet ve ruam sebebiyle atların itlafı üzerinden kamuoyu gerçeklere duyarsızlaştırıldı. Ön yargılara dayalı bir kamuoyu yaratıldı.

Bir aşamadan sonra insanlarda ne dinleme sabrı ne de akl-ı selîme göre davranma takati kaldı.

İnsanlar artık Adalar’daki atlı faytonlarla ilgili bir şeyler duymak istemiyorlardı. Herkes “yeter artık!” haliyet-i ruhiyesi içindeydi.

Bu ahval içinde 19 Aralık 2019’da ruam hastalığı sebebiyle 81 atın itlafı öne çıkan gündemlerden biri oldu. Aslında bu alışılmadık bir gelişme değildi; lakin kamuoyu bu türden haberlerle geçmişte de sıkça karşılaşmıştı. Yeni olan ruamın atlar dışında kedi ve köpeklere özellikle de insanlara bulaşma yönünün “keşfedilmesiydi”.

Ruamın zoonoz yönü yani hayvanlardan insana bulaşma yönü abartıldıkça abartıldı. Olay o kadar abartıldı ki insanlar adeta ruamlı atların tedavi edilmezliği ve itlafında kendilerini görür oldular.

İnsanlarda ruam hastalığının yaklaşık 70 yıldır antibiyotiklerle tedavi edildiğini; Adalar’da (hiç olmasa yakın zaman zarfında) insanda tespit edilmiş tek ruam vakâsının dahi bulunmadığı gerçeğini ne duymak istediler ne de buna inanmak istediler.

Başta Faytoncular olmak üzere Adalılar, ruam hastalığı üzerinden, bir anda  “vebalı muamelesi” görmeye başladılar. Adalar’ı günü birlik ziyaret eden kişi sayısı hızla azaldı.

Adalardaki son durumu farklı kılan kuşkusuz ki tek başına ruam hastalığının zoonoz yönünün yeniden “keşfedilmesi” değildi. 20 Aralık 2019 tarihinde toplanan İl Mahalli Çevre Kurulu tarafından alınan bir kararla, atların üç ay süreyle faytona koşulmasının yasaklanması da yeni tipte bir gelişmenin ifadesiydi. İlgili Kurulun aldığı kararlar kamuoyu nezdinde ruam hastalığının gerçekliğinin çok ötesinde abartılı bir biçimde algılanmasına güçlü bir zemin sağladı. Yalnızca bu da değil.

Çarpık ve fırsatçı bir anlayış kendini deşifre etti: Hayvan ve halk sağlığı alanındaki bir hastalığın kontrol ve mücadelesi gerçek maiyetinin dışına çıkarılarak, Adalar’da faytonculuğu bitirmenin bir  aracına dönüştürüldü. Kanunlar ve yönetmenlikler açıkça ihlal edildi.

Ruam hastalığıyla mücadele diğer hayvan hastalıkları ile mücadeleden bazı yönlerden farklılıklar taşır. Bu farklılığın ayırtedici noktalarından biri  ruam mikrobunun yaşamını sürdürmesinin konakla sıkı sıkıya ilişkili olmasıdır. Genelde bulaşıcı hayvan hastalıklarında bölge esaslı bir karantina/korunma yöntemi takip edilir.  Ruamda ise söz konusu işlemler ahır/işletme temelli yapılır.

Konu hakkında özellikle akademik düzeyde farklı görüşler ileri sürülebilir. Yeni bilimsel araştırmaların sonuçlarına bağlı olarak ruam hastalığı ile mücadele ve koruma yöntemleri de geliştirilebilir. Ancak, kamu idaresi ve taraflar için bağlayıcı olan yürürlükteki kanunlar ve yönetmenliklerdir.

Ruam hastalığına karşı korunma ve mücadele;  22.12.2011 tarihli 28150 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Ruam Hastalığına Karşı Korunma ve  Mücadele Yönetmenliği” ve 20 Ocak 2012 tarihli 28179 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Bulaşıcı Hayvan Hastalıkları  ile  Mücadelede  Uygulanacak  Genel  Hükümlere  İlişkin Yönetmenlik”  ile belirlenmiştir.

Adalarda çok sayıda at ahırı ve at işletmesi bulunmaktadır. Karantina uygulaması da hangi ahırda ya da işletmede ruam pozitif çıkmışsa o ahır ya da işletmeyle sınırlı olmak durumdadır. Bu yasaların bir gereğidir. Bir işletmede at ya da atlarda ruam pozitif çıkmamışsa o işletmeye karantina tedbiri konamaz; sağlıklı işletmedeki sağlıklı atların çalıştırılmasına, faytona koşulmasına engel getirilemez. Bu bağlamda Büyükada’daki ruam pozitif çıkmayan at işletmeleri ile hiç hastalık çıkmayan Heybeliada ve Burgazada’ki  karantina uygulamaları yönetmenliklere aykırıdır.

Ruam pozitif çıkan bir işletmede ise 20 günlük ek karantina uygulamasından sonra test yeniden uygulanır: Temiz çıkanlar serbest bırakılır, ruam pozitif veya şüpheli çıkanlar ise itlaf edilir.  Ruam pozitif çıkmış bir işletmede dahi durum sür git devam edemez, yaklaşık bir aylık süre zarfında sorun kesinliğe kavuşturulabilir. Hal böyleyken ruam hastalığı ile “üç ay” ya da “yıllarca” karantinaya dayalı bir mücadeleden söz edilemez.  Böylesi bir  temelsiz iddia  dayanak yapılarak  atlar ahırlara kapatılamaz, atların çalışması veya faytona koşulması yasaklanamaz.

Peki, İBB’nin 16 Ocak 2020 tarihli Adalar’da faytonu ulaşım aracı olmaktan çıkaran Meclis kararında, 20 Aralık 2019 tarihli İl Mahalli Çevre Kurulu Toplantı Kararı’nı (ruam ile mücadele yönetmenliğine uygun olmayan) dayanak yapmasına ne demeli? Ya da Adalar Belediyesi yetkililerinin aynı gerekçeyi kamuoyu nezdinde yineleyip durmalarına…İBB ve Adalar Belediyesi’nin bu konudaki tavrı -en iyimser tabirle- “acze düşmekle” eş değerdir.

Adalar’da Son Durum:

İstanbulveterinerhekimleri.com’dan bir grup meslektaşımla Adalar’a yaptığımız 19.01.2020 tarihli ziyaret ve sonrası dönemde yaptığım görüşmelerden (İBB, İAKTVKD, Faytoncular vs.) edindiğim bazı bilgiler/izlenimler şunlar:

Ruam taraması, atların itlafı ve karantina uygulamaları süreçlerinde yasalarla uyumlu olmayan ve önemli sonuçlar doğurabilecek eksiklikler, hatalar yapılmış.

Adalar’daki 1400’e yakın at yaklaşık iki aydır “karantinada”! Durumun bu şekliyle daha ne kadar süreyle devam ettirileceği  sorusunun cevabı şimdilik yok!

Atlar, hiç olmadığı kadar eziyet çekiyorlar; keza, çok sayıda ve yeni hastalık riskiyle yüz yüzeler.

İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği (İAKVKD) tarafından, biri 20 Aralık 2019 tarihli İl Mahalli Çevre Kurulu kararları diğeri 16 Ocak 2020 tarihli İBB Meclis kararları  aleyhinde olmak üzere iki ayrı dava açılmış.

İBB, hatların ve atların satın alma işlemini başlatabilmiş değil. Atların ne olacağı, nereye taşınacakları ve hangi şartlarda yaşatılacakları hususu belirsizliğini koruyor.

Faytoncular ve faytonculuğa bağlı meslek grupları üzerinde (devlet gücüyle de desteklenmiş)  ciddi bir baskı kurulmuş.

Adalar’da yaklaşık iki aydır toplu ulaşım yapılamıyor.

Yorumlar(1)

  1. Beni yeni yazılarda e-posta ile bilgilendirin

Yorum Yaz