HaberlerHalk SağlığıTarım ve Toplum

Tarım Orkam Sen: Sendikalar, Odalar ve Demokratik Kitle Örgütleri ile Birlikte Hareket Edilmelidir!

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Tarım ve Orman Hizmetleri iş kolunda örgütlü Tarım Orkam Sen Merkez Yönetim Kurulu imzalı “Basına ve Kamuoyuna” başlığı ile bir açıklama yayınladı. 24.03.2020 tarihli açıklamada şu görüşlere yer verildi: 
SALGINA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE ETMEK ŞART! 
Ciddi bir sağlık tehditti olan Koronavirüsün (covid-19)  yayılmasında Neo-liberal politikaların yarattığı Savaş, Yoksulluk ve Göç kadar Sağlıksız Tarımsal üretim, Sağlıksız Kentleşme, Ekolojik tahribat, İklim krizi ve yetersiz/sağlıksız Gıda sorunu da ciddi anlamda  etkili olmuştur.
Ormanların ve doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi canlıların doğal yaşam alanlarını değiştirmeye zorlamakta, bu da enfeksiyon etkenlerinin yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Nitekim belirli bölgelere özgü kabul edilen patolojilerin farklı bölgelerde görülmesi, enfeksiyon taşıyan canlıların sayı ve davranışlarındaki farklılaşmalardan dolayı olmaktadır. Diğer yandan iklim krizi, doğa olaylarının sıklığı ve şiddetinde değişikliğe neden olmakta ve biyo-çeşitliliğin azalmasına yol açmaktadır. Bu olumsuzluklar salgın hastalıkların seyrinde ve sayısında farklılaşma yaratmakta ve “insan-hastalık” etkileşimini değiştirmektedir.
Ekoloji düşmanı politikalarda ısrar edilirse,  bugünkine benzer salgın hastalıkların önümüzdeki yıllarda da halk sağlığını tehdit etmeye devam edeceği gün gibi ortadadır. Diğer yandan, halk sağlığında sadece insanlara odaklanmak eksik ve hatalı bir yaklaşımdır. Hiçbir salgın/hastalık doğa ve çevreden bağımsız değildir. Enfeksiyon hastalıkları ile mücadele konusunda hayvan ve çevre sağlığı başta olmak üzere  doğada bulunan her canlının sağlığı da gözönüne alınmalı; Çevre bilimciler, Veteriner hekimler, bitki sağlığı uzmanları ve Biyologlar gibi farklı bilim dallarından uzmanlar ile işbirliği içinde olunmalı, alandaki Sendikalar,  Odalar ve Demokratik Kitle Örgütleri  ile birlikte hareket edilmelidir.
Gerek hükümetin geçen hafta  açıkladığı  tedbir paketinden, gerek dün  Batman, Lice, Eğil, Silvan ve Ergani   Belediyelerine  kayyum atanmasından  anlaşılıyor ki  siyasi iktidar hala işin sağlık ve insani boyutundan çok siyasal hesaplarını ve önceliklerini esas almaktadır. Bilindiği üzere  tedbir paketin  içinde;  Patrona, Sermayeye, Tüccara teşvik, af, erteleme, yeni fon kaynakları,  Çiftçiye, üreticiye, Yoksul Halka ise yeniden borç sarmalı, hak değil yine vicdana ve acımaya dayalı yardım, sabır ve dua var. Bu yaklaşım çözüm olamayacağı gibi, kaosun  daha derinleşmesine  sebep olur.
Salgının çok daha vahim sonuçları ile karşı karşıya kalmamak için şu acil tedbirlerin alınması gerekmektedir.
Salgın hastalıkla bütüncül, şeffaf ve tutarlı bir mücadele yürütülmeli,
Sağlık, Gıda,  İlaç, Temizlik, Enerji ve İletişim alanında çalışanlar asgari sayıda dönüşümlü çalışmalı, diğer  tüm çalışanlar ücretli izne ayrılmalı,
Halk sağlığı açısında çalışma zorunluğu olan herkese Yemek, Güvenli  ulaşım, koruyucu malzeme verilmeli ve uygun çalışma saatleri sağlanmalıdır,
İşyerleri  rutin olarak dezenfekte edilmeli,
İsteyen herkese ayrımsız virüs testi yapılmalı,
Halk sağlığı direk ilgilendiren haksız/hukuksuz bir şekilde KHK lerle  ihraç edilen Başta Veteriner, Gıda ve Bitki  Uzmanları olmak üzere tüm  Tarım Emekçileri hemen işlerine iade edilmelidir.
Defalarca söyledik tekrar ediyoruz! Doğaya dokunmayın, talan etmeyin, kirletmeyin! Ölü bir gezegende hiç kimse için sağlıklı bir yaşam olmaz. Şimdi  öncelikle acil önlemler hayata geçirilmeli ve bu salgın en az hasarla atlatılmaya çalışılmalı, daha sonra  orta ve uzun  vadede bu felaketten dersler çıkarılarak olası salgınlara karşı tedbirler birlikte geliştirilmelidir.
Basına ve Kamuoyuna duyurulur.”
                                                                                                     

Yorum Yaz